Hem vazifemiz; “Müsbet hareket etmektir ki; yani kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adaveti ve başkalarının tenkisi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin; onlarla meşgul olmasın.”
Yine vazifemiz imândan sonra ittihad-ı İslâm ise; Ehl-i sünnet ve’l-cemaat olduktan ve açıkça bir dalalet olmadıktan sonra hariçte değildir.
“Hattâ hadîs-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur’an ile ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları gibi; şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil yalnız dindaşı, meslekdaşı, kardeşi olanlarla samimî ittifak etmek, belki Hristiyanların hakikî dindar ruhanîleri ile dahi, medar-ı ihtilaf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza’ etmeyerek müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar”3
Durum bu minvalde ve başka bir dinin müntesipleri ile ittifak hadîs-i sahihle emrediliyorken, din kardeşimize kin ve adavetle nefret dili kullanmak niye?
Cemaatlerin gayesi Hakk’a ulaşmaktır. Allah’a ulaşan yollar ise muhtelif. Bütün yolların hepsi Kur’an’dan, Rasulullah’tan (asm) sahabeden, evliyaullahtan iz sürerek gelmişler.
Kimi bir dergâha bir post serer, zikirle cuş u huruş olur, kimi kelâm ilmiyle işin arka rengine vâkıf olmak ister, kimi fıkıh, hadîs usûlüyle dinini öğrenmek ister, kimi medreselerde hakikatın peşine düşer, kimi de Fetih suresinin son ayetlerinde sahabeler gibi dünyaya açılarak çam kozalağının tohumlarını öteye saçması gibi her bir kıt’ada neşvünema bulurlar.
7. Lema’da Fetih suresinin son ayetlerinde “mağfiret” kelimesi işaret ediyor ki: İstikbalde sahabeler içinde fitneler vasıtasıyla mühim kusurlar olacak. Çünkü mağfiret, kusurun vukuuna delalet eder.”4 dediği gibi insan hatadan âlî değildir. Elbette bir iş yapılırken elin çamura batması gibi, hizmet edenlerin de hatalara düşmesi insanîdir. Nasıl ki Cenab-ı Hak rûz-i mahşerde sevapların günahlara rüçhaniyetine bakar, aynen öyle de yanlışların, hizmetin neticesiyle tolere edilmesi gerekir. Kaldıki cemaat dediğimiz yapı fertlerden müteşekkildir. İçinde insan olan her yerde eksik vardır hata da. Kasıtla cemaat içine girmiş ya da hazımsız insanlar bahsimizden hariçtir. Hatasız kul olmaz, kulsuz hata da..
Elhasıl; yollar farklı da olsa kardeşiz..
Dipnotlar:
1.Mektubat 2.3.4.Lemalar