3 Mayıs 2026 Pazar

DUA VE YAKARIŞ

Euzübillehimineşşeytanirracim

Bismillehirrahmanirrahim

Elhamdülillehi Rabbilalemin

Essaletü vesselamü ala Rasülüne Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain

Allah’ım! Sana iman ettik! Senin son elçin Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma iman ettik! Senden her derdimize devâ umuyoruz! Seni işlerimize vekil kıldık! Senden râzıyız! Senden korkuyoruz!

Sana sığınıyoruz! Gücümüz yok, kudretimiz yok, kuvvetimiz yok, izzetimiz yok, himmetimiz yok, gayretimiz yok Allah’ım! Bir Sana imanımız var! Bir de dilimizde duâmız ve yakarışımız…Günahkârız! İsyankârız! Günahkâr ellerimizi ve âsî gönlümüzü Sana açtık! Senin celâlinden, azabından, gazabından, kahrından, gayretinden, izzetinden, Senin merhametine, şefkatine, affına, mağfiretine, himmetine, himâyetine, bağışlamana sığınıyoruz! 

Allah’ım!

İslâm âlemi olarak üzerimizde dolaşan kara bulutların dağılması, üzerimizden âfetlerin ve belâların kaldırılması için yalnız, yalnız ve yalnız Sen’den yardım istiyoruz. Yalnız Sana sığınıyoruz! Yalnız Senden medet bekliyoruz!


 Allah’ım, bize yardım et! Günahlarımızı bağışla! Bize tevfik ve hidâyet ver! Allah’ım, bize acı! Bize merhamet et! Yalnız Sana güveniyoruz. Yalnız Sen’i senâ ediyoruz. Bütün hayrın Sen’den olduğunu biliyor ve yalnız Sana teşekkür ediyoruz. Sana nankörlük etmekten Sana sığınıyoruz!

 

Yâ İlahenâ! Rabbimiz Sensin! Çünkü biz abdiz. Nefsimizin terbiyesinden âciziz. Demek bizi terbiye eden Sensin!.. Hem sensin Hâlık! Çünkü biz mahlûkuz, yapılıyoruz. Hem Rezzak Sensin! Çünkü biz rızka muhtacız, elimiz yetişmiyor. Demek bizi yapan ve rızkımızı veren Sensin!.. Hem Sensin Mâlik! Çünkü biz memluküz. Bizden başkası bizde tasarruf ediyor. Demek mâlikimiz Sensin! Hem Sen Aziz’sin, izzet ve azamet sahibisin! Biz zilletimize bakıyoruz, üstümüzde bir izzet cilveleri var. Demek Senin izzetinin âyinesiyiz. Hem Sensin Ganiyy-i Mutlak! Çünkü biz fakiriz. Fakrımızın eline yetişmediği bir gına ve bir zenginlik veriliyor. Demek gani Sensin, veren Sensin!.. Hem Sen Hayy-ı Bâki’sin! Çünkü biz ölüyoruz. Ölmemizde ve dirilmemizde, bir daimî hayat verici cilvesini görüyoruz. Hem Sen Bâki’sin! Çünkü biz, fena ve zevalimizde Senin devam ve bekanı görüyoruz. Hem cevap veren, atiyye veren Sensin! Çünkü biz umum mevcudat, kalî ve hâlî dillerimizle daimî bağırıp istiyoruz, niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerlerine geliyor, maksudlarımız veriliyor. Demek bize cevap veren Sensin!.

Allah’ım! Güzel İslâmiyetini yanlış temsil etmekten Sana sığınıyoruz! Yüksek cihad emrini yanlış tefsir etmekten Sana sığınıyoruz! Senin adını yükseltme çabasıyla hatâ etmekten Sana sığınıyoruz! Müslümanların adlarının kanlı teröre ve insan kıyımına karışmalarına izin verme!


Allah’ım!  Müslümanların üzerinden zâlimlerin ve düşmanların ateş çemberini, hîle ve tuzaklarını kaldır.  Müslümanlarının üzerinden deprem acılarını bertaraf et! Mâsumlara acı! Çoluk, çocuk ve günahsızlara merhamet et! Müslümanları yuvalarından, evlerinden, barklarından, çoluk ve çocuklarından, sağlıklarından ve hayatlarından etme! o­nları koru! o­nlara şefkat et! o­nların acılarını dindir! o­nları ıztırapta bırakma! o­nları ağlatma! o­nlardan râzı ol Rabbim! Ölenlerine şehâdet ver! Mekânlarını Cennet eyle! Kalanlarına sabır, sıhhat ve selâmet ver!


Müslüman olarak hatâmızın büyüklüğünden, cürmümüzün azametinden ve cinâyetimizin dehşetinden endîşe duyuyoruz, ürperiyoruz, korkuyoruz; fakat yine Sana sığınıyoruz Rabbim! Sana karşı mahcûbuz; fakat Sen’den başka kimsemiz yok! Sen Erhamü’r-Râhimîn’sin! Müslüman’ları kader, takdir ve adâlet-i İlâhiye kılıcıyla, ölümle, kanla, musîbetlerle, belâlarla, acıyla, ıztırapla ve gözyaşıyla terbiye etme! Dînini ve Kur’ân’ını hakkıyla anlamada Müslüman’lara kolaylıklar ihsân eyle!


Allah’ım! Bizlere içinde yaşadğımız Cennet vatanımızı bağışla! Bizlere imanımızı ve vatanımızı pahalıya satma. Ey Rabb-i Rahîm, Mâlikü’l-Mülk, Settâru’l-uyûb, Erhamü’r-Râhimîn olan Allah’ım! Duâlarımızı kabul buyur! 

Âmîn. Âmîn. Âmîn.

SEVDİM SENİ

 SEVGİLİLER SULTANI

ALLAHUMMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED İN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED, 🌹💜🌷💜🌹💙🌷💙🌹💚🌷💚🌹💛🌷💛💜🌹💜🌷SENİ SEVDİM.....


💛💙💜💚

Altı yaşında iken, anneciğinin taptaze mezarına kapanıp ağlayışına hiç kıyamadım, ben de ağladım, ama sevdim.

💙💜💚💛

 Herkes canını verecek kadar seni severken, kimseye yük olmamak için, kendi işini kendin yapışını sevdim.

💜💚💛💙

 Başının ağrıdığını öğrendiğimde, başımın ağrısını sevdim.

💚💛💙💜

 Kuşu ölen çocuğun evine taziyeye gittiğinde... Anne ve yavru köpekler için koskoca ordunun yolunu değiştirdiğinde, merhameti sevdim, hayvanları sevdim..

💛💙💜💚

 "Benim çocuğum yok,ardımdan okuyacak kimse olmayacak" diye ağlayan Hz.Bilal'i, "Üzülme! Ümmeti Muhammed her ezandan sonra sana okuyacak" diye teselli edişini sevdim.

💙💜💚💛

 Bir gün,oturarak namaz kıldığını gören Ebu Hureyre'nin "Ey Allah'ın elçisi, hasta mısın?" sorusuna, "Hayır, açım!" deyişini sevdim.

💜💚💛💙

 O kadar uzun süre hiç aç kalmadım ben ama, kızın Hz.Fatma'ya, "Vallahi kızım,üç gündür baban bir şey yememiştir." deyişinde, açlığı sevdim.

💚💛💙💜

 Hz.Hatice'ye düğün için hediye ettiğin gülleri sevdim... "Hatice'nin sevgisi benim rızkımdır." deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 "Beni nasıl seviyorsun?" diye soran Hz.Ayşe'ye, "kördüğüm gibi" cevabını... Ve zaman zaman "kördüğüm ne alemde?" sorusuna, "ilk günkü gibi" deyişini sevdim.

💙💜💚💛

 Onsekiz aylık oğulcuğun İbrahim kucağında can verirken, gözyaşlarıyla onu öpüp koklayıp, "O, meme emen bir sütkuzusudur, ama Allah'ın takdiri karşısında,elden ne gelir?" deyişini sevdim.

💜💚💛💙

 Mute'de şehid düşen evlatlığın Zeyd'in minik yetimi, acıyla o mübarek eteğine sarılıp ağladığında, onu kucaklayıp, hıçkırarak ağlayışın karşısında, "Ey Allah'ın elçisi, bu nedir?" diye soranlara, "Bu, sevenin sevdiğini özleyişidir." demeni sevdim.

💚💛💙💜

 Yanında,kucağındaki çocuğuna sarılan,öpüp koklayan arkadaşına gülümseyerek, "yavruna nasıl şefkat duyuyorsan,Allah da senin şefkatinden daha çok sana şefkat duyar" deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 Sevgili kızın Hz.Fatma,her yanına girdiğinde,ayağa kalkıp karşılamanı, "hoşgeldin kızım" diye öpmeni, elinden tutup,yanına oturtmanı sevdim.

💙💜💚💛

 "Evlilik, iki bedende tek bir ruhtur" deyişini sevdim.

💜💚💛💙

 Hz.Ali ile Hz.Fatma'yı evlendirirken,ikisini karşına alıp, "Ey Ali, kızımı sana cariye olarak veriyorum, ama unutma, sen de onun kölesisin" deyişini sevdim.

💚💛💙💜

 Bir gün, elbisenin içinde kıpırdayan şeylerin sırrı, elbise açılınca anlaşılır: "Benim çiçeklerim" diye sevdiğin Hasan ve Hüseyin oradadır...Ben,onları sevişini, onlar sırtında iken namaz kılışını, kapıdan girer girmez,"küçük adam orada mı? Küçük adam orada mı?" deyişini, badi badi koşarak gelen torunlarını kucaklarken, onlara "Ey Allahım! Ben onları seviyorum,sen de onları ve onları sevenleri sev" deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 Bir bayram sabahı, hüzünle kenarda oturan,eski elbiseli yetim bir çocuğu elinden tutup evine götürüşünü, yıkanıp yemek yedirilen,para verilip sevindirilen çocuğun yüzünü avuçlarının içine alarak, "Benim baban, Ayşe'nin annen, Hasan ve Hüseyin'in kardeşlerin olmasını ister misin?" deyişini sevdim.

💙💜💚💛

 Sokağa kaçan çocuğunu eve getirebilmek için, "gel bak sana ne vereceğim" diyen anneye, "dikkat et, çocuk sana gelir ve ona bir şey vermeyecek olursan,senin için bir yalan günahı yazılır!" deyişini sevdim.

💜💚💛💙

 Meydanlık bir yerde,önünüzden bir cenaze alayı geçerken, ayağa kalktığında, arkadaşlarının şaşkın:"Ey Allah'ın rasulü, bu bir yahudidir" dediklerinde, "Fakat aynı zamanda bir insandır" deyişini sevdim.

💚💛💙💜

 Bir müslüman, sarhoş bir şekilde, huzuruna getirildiğinde, yanındakilerden biri sarhoşa "Allah sana lanet etsin" deyince, o mübarek kaşların çatık, "ona lanet okumayın, ben onu tanıdığımdan beri, o Allah ve rasulünü sever" deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 Uhud'da şehit düşen yetmişiki arkadaşını defnederken, Cemuh oğlu Amr ile Amr oğlu Abdullah'ın cenazelerinin başında, hüzünle dalıp gidişini ve "bu ikisini aynı mezara koyun.Çünkü onlar,dünyada da birbirlerini çok severlerdi" deyişini sevdim.

💙💜💚💛

 Mübarek başın, Hz.Ayşe'nin kucağında, ruhunu Allah'a teslim etmek üzereyken, Rabbinin huzuruna tertemiz çıkmak için, misvakla dişlerini temizleyişini sevdim.

💜💚💛💙💚

 Mescitte, nezaket kurallarından habersiz, yeni müslüman olmuş birinin, burnunu sildiği paçavrayı yere attığını görünce, pisliği yerden kendi elinle alıp,temizleyişini ve o kişiye yumuşak bir sesle, "bir daha böyle yapma" deyişini sevdim.

💚💛💙💜

 "Sizden biriniz, ağaç dikerken kıyamet kopuyor olsa, ağacı dikmeye devam etsin" deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 "Akarsu başında bile olsanız, suyu israf etmeyin" deyişini sevdim.

💙💜💚💛

 Kâbe'yi işaretle, "Bu ev, saygın,mübarek ve kutsaldır. Ama, varlığını elinde tutan kudrete yemin ederim ki, insan onuru ve kişiliği daha kutsaldır!" deyişini sevdim.

💜💚💛💙

 Mirâc'a çıktığında, Allah Teala, "Seni ne ile şereflendireyim?" dediğinde, "Beni Sana kullukla şereflendir" deyişini sevdim.

💚💛💙💜

 Yine mirâçta Rabbim "İste! Ne isteğin varsa vereyim" dediğinde, secdeye kapanıp, gözyaşlarıyla "Senden ümmetimi istiyorum" deyişini sevdim.

💛💙💜💚

 Refik-i Alâ'ya, Yüce Dost'a giderken, "Sizi kevser ırmağı başında bekleyeceğim. Bana kavuşmak isteyen, elini ve dilini kötülüklerden çeksin." deyişini sevdim.

💙💜💚💛

 Ve Rabbimizin, "Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir,merhametlidir (Tevbe-128) deyişiyle, seni sevdim.

💜💚💛💙

 Ve Rabbimizin, "Şüphesiz ki, Allah ve melekleri, Peygamber'e çokça salât ederler (överler,yüceltirler). Ey müminler! Siz de O'na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin."(Ahzab-56) buyurmasıyla, seni daha çok sevdim... selam ve dua ile, ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED İN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED 💜 💙💚💛💜💙💚💛💜💙💚

Rafet Özcan




2 Mayıs 2026 Cumartesi

SEVGİLİLER SULTANI

Senin için yarattı  Rabbimiz bu âlemi,

Dünyaya gelir gelmez aydınlattın her yanı,

Muhabbetle tanındı âlemin güzelliği,

Sevgililer sultanı sensin Ya Rasülallah.

❤🧡💛💚💙💜🤎

Karanlıkta yolunu şaşıran insanlara,

Küfür bataklığına saplanıp kalanlara,

İnsanlık hedefinden ayrılıp sapanlara,

Gönderilen son rehber sensin Ya Rasülallah.

❤🧡💛💚💙💜🤎

Şirke giden yolları, birer birer kapattın,

Ne kadar batıl varsa, kökünden söküp attın,

Karanlıklar devrini sadet asrı yaptın,

Başımızın üstünde sensin Ya Rasülallah.

❤🧡💛💚💙💜🤎

Hayatın anlamını sorar insan kendine,

Dünyaya gönderilen insanın gayesi ne?

Nereden geliyorsun? Gidiyorsun nereye?

Tüm bunların cevabı,sende Ya Rasülallah.

❤🧡💛💚💙💜🤎

Allah emretti bize,O Rasül’e uymayı,

Ondan öğrenir insan,iyi insan olmayı,

Kur’anla kazanırız hem dünya ve ukbayı,

Davetine icabet gerek Ya Rasülallah.

❤️🧡💛💚💙💜🤎

Hesap gününde herkes nefsi nefsi diyecek,

O sevgili orada ümmetin isteyecek,

Şefaate uğrayan,mü’minler sevinecek,

Bize yardım edecek sensin Ya Rasülallah. 

❤🧡💛💚💙💜🌹

NE GÜZEL UYMUŞ

 Dünyaya güneş, güneşe dünya,

İnsana zekâ, ne güzel uymuş.

Semaya yıldız, yıldıza ışık,

Işığa ziya, ne güzel uymuş.

Havaya bulut, buluta yağmur,

Yağmura rahmet, ne güzel uymuş.

Âdem’e Havva, Havva’ya Âdem,

Âleme Kur’ân, ne güzel uymuş.

Rahman’a Rahîm, nimete naîm,

Geceye kâim, ne güzel uymuş.

İnsana akıl, akla fikir,

Zekâya şükür, ne güzel uymuş.

Mahlûka zikir, Halık’a şükür,

Hakka tefekkür, ne güzel uymuş.

Mekke’ye Kâbe, Kâbe’ye sevda,

Merve’ye Safa, ne güzel uymuş.

İnsana İslâm, İslâm’a İman,

Kur’ân’a zîşan, ne güzel uymuş.

Allah’a Resûl, menzile vâsıl,

Muhammed Rasûl, ne güzel uymuş.

Kullara namaz, namazda niyaz,

Kefene beyaz, ne güzel uymuş.

Mü’mine selâm, selâma kelâm,

Allah’a İman, ne güzel uymuş.

Rafet Özcan

27 Nisan 2026 Pazartesi

DÜNYANIN MAHİYETİ

    "Dünya, bir kitab-ı Samedanîdir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil, belki başkasının zât ve sıfât ve esmasına delalet ediyorlar. Öyle ise manasını bil al, nukuşunu bırak git.

   Hem bir mezraadır, ek ve mahsulünü al, muhafaza et; muzahrefatını at, ehemmiyet verme.

   Hem birbiri arkasında daim gelen geçen âyineler mecmuasıdır. Öyle ise, onlarda tecelli edeni bil, envârını gör ve onlarda tezahür eden esmanın tecelliyatını anla ve müsemmalarını sev ve zevale ve kırılmaya mahkûm olan o cam parçalarından alâkanı kes.

   Hem seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alış-verişini yap, gel ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhude koşma, yorulma.

   Hem muvakkat bir seyrangâhtır. Öyle ise, nazar-ı ibretle bak ve zahirî çirkin yüzüne değil; belki Cemil-i Bâki'ye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faideli bir tenezzüh yap, dön ve o güzel manzaraları irae eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla akılsız çocuk gibi ağlama, merak etme.

   Hem bir misafirhanedir. Öyle ise, onu yapan Mihmandar-ı Kerim'in izni dairesinde ye, iç, şükret. Kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık git. Herzekârane fuzulî bir surette karışma. Senden ayrılan ve sana ait olmayan şeylerle manasız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma." gibi zahir hakikatlarla dünyanın içyüzündeki esrarı gösterip dünyadan müfarakatı gayet hafifleştirir, belki hüşyar olanlara sevdirir ve rahmetinin herşeyde ve her şe'ninde bir izi bulunduğunu gösterir. 

Sözler - 204

26 Nisan 2026 Pazar

HAYAT BU, BİLEMEZSİN Kİ...

~Değerli olmak~

Bir hayli ihtiyarlayan ve hastalanan adam,ölmeden senelerdir birbirine küs olan iki çocuğunun birbirine eskisi gibi sarıldığını görebilmek için kendince bir ders vermek ister...Hemen iki mektup yazar iki ayrı şehirdeki adrese gönderir mektupları..."Kardeşin kaza geçirdi ve ölüm döşeğinde.Çabuk köye gel."Mektup ta yazan bu iki cümledir.Mektupları alan kardeşler beyinlerinden vurulmuşa dönerler adeta.Biran düşünmedende yola koyulurlar.Yol boyunca akıllarından geçen ise hep güzel hatıralardır birbirleriyle ilgili.Birbirlerinin ölüm döşeğinde olduğunu düşündükçe yüreklerinden parçalar kopar adeta.Ertesi günün akşamı önce küçük kardeş girer baba evinin kapisindan.Dakikalar sonra ise ağabeyi gelir...Baba sırayla ikisinide ayrı odalara alır ve cenazeye yetişemediklerini söyler.İkisininde gönüllerine hüzün deryaları boşalır.Bulundukları odalarda hıçkırıklarla ağlarlarken babalarının seslerini işitirler.Kendilerini çağırmaktadır zira.Gözyaşı döktükleri odalardan kalkıp sesin geldiği tarafa yönelirler. Kardeşler bir anda gözgöze gelirler.Şaşkınlıktan ilk anda birşey söylememişler heyecandan ikisinin de nutku tutulmuştur.İlk heyecan gectiğinde ise, babalarının kendilerine yalan söylediğini anlarlar elbet.Salonun ortasında koltuğuna oturmuş babalarına  bakakalırlar sonrasında da...

-"Neden böyle birşey yaptın?Neden yalan söyledin bize?"diye feveran edecekleri sırada babaları sözlerini keser, ikisine de ders niteliğindeki şu sozleri soyler.

-"Ölüm müdür değerli olan,yoksa siz mi?Madem sizseniz  neden öldükten sonra değer veriyorsunuz birbirinize?Birbirinize değer verdiğinizi göstermek icin  illa ki birinizin ölmesi mi lazım evlatlarım?Şimdi birbirinize sarılmanız için hayat size bir şans vermişken bu küslüğü bitirin.Hayat bu...Neyin ne zaman olacağı belli olur mu hiç?Yarin herşey için çok geç olabilir.Birbirinize sarılmak içinde bu böyledir..


Rafet Özcan 


VEFA NEDİR BİLMEYENLERE...!

Vefa nedir bilirmisiniz? 

Vefa ,dostluktur,kadirşinaslıktır.Vefa,hakkın hatırını üstün tutmaktır.Vefa, gönül adamı olmak ve kendisini sevenleri yüz üstü bırakmamak,menfaat uğruna sevenlerini söz ve davranışlarla hançerlememek."Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" sözünü unutumamak, sevdiklerini ve yakınlarını hayel kırıklığına uğratacak davranışlardan uzak olmak demektir.

Tabi bütün bu saydıklarım sılay-ı Rahimi bilen hak hukuk gözeten insanlar için geçerlidir.Kendini bilmez ne oldum delisi olan insanları maddi varlığı ve makam mevkisi ile değerlendiren adam olamamış insanlar için geçerli değildir.Ne yapalım onunda kafasına akıl koyacak halimiz yokya.Kimi söz söyler sözmüdür  anlaşılmaz, kimi nasihat eder kendi uymaz  kimi şair kesilir uslüp nedir bilmez. Gelde bu kendini bilmez akıl fukaralarına, acıyıp da Allah akıl fikir versin deme.Behey ahmak önce kendine bir bak. Üstad demiyor mu ki,? nefsini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez diye.Hem Yunus Emre demiyor mu? "İlim ilim bilmektir,ilim kendin bilmektir.Sen kendini bilmezsen ,Bu bir kuru emektir."

Hem Hz.Ali ,Kendini bilen Rabbini bilir dememişmidir? 

Sorarım ey değerli dostlar diye fecabookta yazı yazan ve gönül pınarından damlalar diye dizeler düzen zatı muhterem;Sen önce kendine yakın çevrene söz dinlet birazda vefa nedir onu öğren. Biliyorsan eğer önce vefasızlık yapma, sonra da gel millete nasihat et.Yoksa kusura bakma efendi "ele verir telkini kendi yutar salkımı" sözüne muhatap olursun. Benden söylemesi. Akıl dağarcığında azıcık akıl kırıntısı varsa düşünür ona göre hareket edersin. Ya da susar köşene çekilirsin. Birilerinden tenkit yemeden kalemini bırakırsın.

Eğer yine de bu dost sözlerini dinlemezsen artık orasını sen bilirsin.Benden söylemesi, aklın varsa göle...