11 Mart 2026 Çarşamba

NAMAZIN ÖNEMİ

 NAMAZ ➰ NAMAZ ➰ NAMAZ*

👉 *Cebrail Aleyhisselam'ın Dilinde Namaz*

🌹🌹 *Hz.Muhammed(s.a.v) buyuruyor ki...*

⬛⬛ *Ümmetimin önünde muhakkak 5 yokuş vardir...*

❗ *Hz. Ebubekir(r.a) sordu:*

‼️ *'Nedir bu yokuşlar Ya Rasulullah❓'*

🌹🌹🌹 _Efendimiz (s.a.v) buyurdularki:_

*1️⃣➖ Ölüm ve onun zorluğu*

*2️⃣➖Kabir ve onun yalnizliği..*

*3️⃣➖Münker ve Nekir'in sualleri ve Onların heybetleri..*

*4️⃣➖Terazi ve onun hafifliği..*

*5️⃣➖Sırat Köprüsü ve onun inceliği..*

😔😭 _Hz Ebubekir (r.a), bu sözü işitince öyle çok ağladı ki onunla birlikte yedi kat gök ve melekler ağladı..._

🌾🌾 *Bunun üzerine Cebrail(a.s) indi ve dediki:*

🛑🛑 *'Ya Muhammed (s.a.v) Ebu Bekir (r.a)'e söyle ağlamasın şu sözü işitmedi mi ki:*

‼️‼️‼️ *'Ölümden başka herşeyin çaresi vardır'* _sonra Cebrail (a.s) şöyle buyurdu:_

*1️⃣📌 Her kim sabah namazını kılarsa ölüm ve onun zorluğu kolay olur..*

*2️⃣📌 Her kim öğle namazını kılarsa kabir ve darlığı ona kolay olur..*

*3️⃣📌 Her kim ikindi namazını kılarsa Münker ve Nekir'in heybetleri ve sualleri kolay olur..*

*4️⃣📌 Her kim akşam namazını kılarsa terazi ve onun hafifliği kolay olur..*

*5️⃣📌 Her kim yatsı namazını kılarsa Sırat ve onun inceliği kolay olur..*

👉 _ve denildi ki:_

‼️‼️‼️ *Her Kim namazinda gevşeklik yaparsa ölüm anında (La ilahe illlallah Muhammedur Resulullah) sözünü söylemesi güçleşir...*

🌹🌹🌹🤲🏻🤲🏻 *Rabbim hepimizi hakkıyla Namazlarını kılanlardan eylesin...*

*⬛⬛ Seni cennette özleyecek, arayacak, soracak bir dostun var mı❓*

➖ _Bu soruyu kendine samimi bir şekilde sor..._

  🩸 *"Bu kadar arkadaşım var, acaba cennette bile beni özleyecek kadar samimi bir dostum var mı❓"*

🌹 _Peygamber Efendimiz Sâllallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:_

➖ _Adam cennete girince şöyle der:_

*Acaba falan arkadaşım ne halde❓*

⭕ *Halbuki o arkadaşı cehenneme düşmüştür...*

_Allahu Teâlâ şöyle der:_

❣️❣️ *"Bu kişinin arkadaşını bunun hatırı için, arkadaşını aradığı, özlediği için, samimi olduğu için cehennemden çıkarın!"*

➡️ _Bunun üzerine cehennemde ki diğer kimseler şöyle der:_

‼️‼️ *"Bizim için bir şefaâtçi yok! Ne bir dost ne de bir samimi bir arkadaşımız var!"* Şuara Sûresi 100-101

_Hasan Basri şöyle dedi:_

❤️🖤 *"Mü'min dostlarınızı çoğaltın❗ Zira kıyamet günü onların size şefaâti olacaktır."*

_Şu soruyu samimi bir şekilde kendinize sorun..._

➖ *"Kaç tane arkadaşım ve dostum var cennette beni özleyecek❓"*

👉 *Ya Rabbi, dostumu özledim, onu da yanıma al diyecek❓*

🖤♥️❤️ *Samimi, dürüst, canınızı, malınızı gönül rahatlığıyla teslim edeceğiniz dostlar edinmemiz dileğiyle...*

10 Mart 2026 Salı

ŞERRİDE HAYIRIDA YARATAN ALLAH'TIR

 Kesb-i şer, şerdir; halk-ı şer, şer değildir. Nasılki pekçok mesalihi tazammun eden bir yağmurdan zarar gören tenbel bir adam diyemez: "Yağmur rahmet değil." Evet halk ve icadda bir şerr-i cüz'î ile beraber hayr-ı kesîr vardır. Bir şerr-i cüz'î için hayr-ı kesîri terketmek, şerr-i kesîr olur. Onun için o şerr-i cüz'î, hayır hükmüne geçer. İcad-ı İlahîde şer ve çirkinlik yoktur. Belki, abdin kesbine ve istidadına aittir.

   Hem nasıl kader-i İlahî, netice ve meyveler itibariyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir. Öyle de: İllet ve sebeb itibariyle dahi, zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünki kader, hakikî illetlere bakar, adalet eder. İnsanlar zahirî gördükleri illetlere, hükümlerini bina eder; kaderin aynı adaletinde zulme düşerler. Meselâ: Hâkim seni sirkatle mahkûm edip hapsetti. Halbuki sen sârık değilsin. Fakat kimse bilmez gizli bir katlin var. İşte kader-i İlahî dahi seni o hapisle mahkûm etmiş. Fakat kader, o gizli katlin için mahkûm edip adalet etmiş. Hâkim ise, sen ondan masum olduğun sirkate binaen mahkûm ettiği için zulmetmiştir. İşte şey-i vâhidde iki cihetle kader ve icad-ı İlahînin adaleti ve insan kesbinin zulmü göründüğü gibi, başka şeyleri buna kıyas et. Demek kader ve icad-ı İlahî; mebde' ve münteha, asıl ve fer', illet ve neticeler itibariyle şerden ve kubuhtan ve zulümden münezzehtir.

Sözler - 464

MÜSLÜMAN; ŞEFKATLİDİR,MERHAMETLİDİR

 Müslüman; adalet,şefkat ve merhamet timsalidir.

Ordusu giderken yoluna yavrulu bir köpek çıkınca onları rahatsız etmemek için ordunun yolunu değiştiren ve bir cenaze anında ayağa kalkıp ona saygı gösteren yanındakilerin bu bir Yahudi cenazesidir dediklerinde olsun o bir insandı diyerek insan onurunun herşeyden üstün olduğunu belirten bir Peygamberin ümmetiyiz.

Yine bir kafiri yere yatırdığında kesecek fakat o anda yüzüne tüküren kafiri kesmekten vaz geçen niçin kesmedin deyince seni Allah için öldürecektim fakat sen yüzüme tükürdün nefsim işe karıştı kesersem katil olurum diyen Hz Ali'nin bu tavrına hayran kalan kâfir müslüman olur.İşte bizim şefkat merhamet ve adalet anlayışımız budur.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünya beşten büyüktür diyor doğrudur.15 daimi temcisi bulunan ve beş ülkenin veto hakkı olan BM malesef dünyanın huzurunu güvenliğni sağlamak yerine kendi menfaatlerini ön plana çıkararak huzursuzluğa neden olmaktadırlar.Yapılacak iş alternetifler üreterek dünya milletlerinin adalet ve hukukta üstünlük sağlayacak adımlar atmasıdır.Şunu da unutmamak gerekir ki, Her dünya devletinin de başındakı dikdatör birden büyüktür.Baştakiler gider devletler baki kalır.Yeterki hukukumuzu korumasını bilelim.

Ağlamayı,çaresizliği bırak da, problemin çözümüne çare ara

Tarık bin Ziyad komutasındaki askerler Cebeli Tarık boğazını geçtikten sonra Komutan gemileri yakıyor ve  askerlerin geri dönmelerini imkansız hale getiriyor. O eşsiz komutan  askerlerine dönüp şöyle sesleniyor. İşte karşınızda düşman ve  arkanızda deniz ya çarpışır bu toprakları ele geçirir buraya yerleşir İslâmın Endülüs'te yayılmasını sağlarsınız, ya da geri döner denizde boğulur gidersinz diyerek ordusuna hedefi gösteriyor.Bu hitaptan sonra ordu düşmanla çarpışarak Endülüs fetediliyor.Böylece Endülüs Emevi devleti kuruluyor.Gırnata şehri devletin başkenti oluyor. Uzun müddet( 250 yıl) orada kalan müslümanlar malesef zayıf idareciler ve iç karışıklılar sonucu acı bir gerçekle karşılaşıp yıllar sonra İspanyadan atılıyorlar.En acı olanı da son hükümdar Abdurrahman'ın yüksek bir yere çıkarak yakılan, yıkılan yok edilen Kurtuba şehrini, seyrederek ağlaması oluyor.Bu durumu gören hükümdarın annesinin tarihe geçen şu sözleri ibret doludur: "Ağla hain ağla, ağla zalim ağla, erkekler gibi çarpışıp mücadele edemeyenler böyle karılar gibi ağlar" diyerek onun şahsında herkese büyük bir ders veriyor.

İşte ibret dolu bir mücadele. Sonunda tefrikaya dirayetsizliğe kurban giden, Endülüs Emevi devletinin yıkılması ile bir devrin sonu.

8 Mart 2026 Pazar

FATİHA SURESİ VE ANLAMI

   Mânâsını kısaca vermemiz gerekirse: 

“Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla: Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O Rahmandır; rahmeti bütün varlıkları kuşatır. Ve bütün yaratıklarının her türlü rızkını merhametle yetiştirir. O Rahimdir; yaratıklarına karşı pek şefkatli ve merhametlidir. O hesap gününün sahibidir. Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. Bizi sırat-ı mustakîme (doğru yola) ilet. Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbi olan salih kullarının yoluna ilet.- Gazabına uğrayanların ve dalâlete düşmüş olanların yoluna değil. Âmin.”             

 Allah Teâlâ, ‘Fatiha Sûresini kulum ile kendi aramda iki eşit kısma ayırdım. Yarısı Benim, yarısı da kulumundur. Kulum onunla istediğine kavuşacaktır’ buyuruyor. Nitekim kul kıyama kalkar ve ‘Elhamdülillahi Rabbi’l-âlemin’ (Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun) der. Bunun üzerine ulu ve yüce Allah, ‘Kulum bana hamd etti!’ buyurur. Kul, ‘Errahmanirrahim’ der. Allah, ‘Kulum Bana senada bulundu’ buyurur. Kul, ‘Mâlik-i Yevmiddin’ der. Allah Teâlâ: ‘Kulum Beni tazim etti. İşte bu okunanlar Bana aittir. ‘İyyake nabüdü ve iyyake nestain’ benimle kulum arasındadır. Sûrenin bundan sonraki ayetleri ise kulumundur ve kulum o âyetleri okuyarak dilediğine kavuşur. Çünkü kulum artık, ‘İhdinassırâtelmüstakim. Sıratellezine en’amte aleyhim gayri’l-mağdubi aleyhim veladdâllin. Âmin’ diye duâ ediyor’ buyuruyor.”

YEMEK DUASI

 

Bismillehirrahmanirrahim...

Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız!

Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster.

Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et.

Bizi bu çöllerde mahvettirme.

Bizi huzuruna al. Bize merhamet et.

Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir.

Bizi zevâl ve teb’îd ile tazib etme.

Sana müştak ve müteşekkir şu muti’ raiyetini başıboş bırakıp idam etme.

Yâ Rab!

Kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et.

Emanetini kabzetmek zamanına kadar

bizi emanette emin kıl.

Yâ Rab!

Ruhumuzu cesedimize, kalbimizi nefsimize,

aklımızı midemize hâkim eyle.

Lezzeti şükür için isteyen kullarından eyle.

Yâ Rab!

Resûl-u Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın bereketi hürmetine bize ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan et..!

Amin...Amin...Amin !

ANNE BABA VE YAŞLILAR

“Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır; çünkü gönülleri hassastır, sevgiyi derinden hissederler. Onlara söylenen bir söz, verilen küçük bir değer veya yapılan ufak bir incelik bile kalplerinde büyük bir mutluluk olur. Kırılmamaları için değil; kırıldıklarında onarılması zor olduğu için daha çok özen göstermeliyiz.”

Anne, Baba ve Yaşlıların İnce Gönlünü incitmemek gerekir.

Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır…
Çünkü yılların yorgunluğu, gönüllerinde ince bir hassasiyet bırakır.
Bir bakış, bir söz, bir ihmal bile onların yüreğinde derin bir iz bırakabilir.
Oysa gönüllerine dokunmak zor değildir; küçük bir ilgi, kısa bir ziyaret, hal hatır sormak bile onlar için dünyalara bedeldir.

Unutmayalım; onların kalpleri, yıllarca sizin için çarpan en temiz kalplerdir.
Onları kırmamak, incitmemek; sadece bir evlatlık görevi değil, aynı zamanda gönül borcudur.

Onların Gönlünü Kazanıp Duasını Almak

Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır…
Çünkü gönülleri incelikle örülüdür.
Bir tebessüm, bir hâl hatır soruş, bir küçük iyilik onların kalbinde büyük bir yankı bulur.

Onların gönlünü kazanmak; aslında kendinize iyilik etmektir.
Zira bir anne-babanın, bir yaşlının gönlünden yükselen dua;
evlâtların yolunu aydınlatan görünmez bir kandildir.

Bugün bir kapılarını çalmak, bir telefon etmek, “Nasılsın?” diye sormak bile

gönüllerini kazanmak için yeterlidir.

Unutmayalım: Gönlü alınan her dua, hayatımıza bereket olarak döner.

Umarım gelecek nesiller ailelerinin kıymetini bilir ve anne babalarına onları yetiştirmek için verdikleri emeğin, harcadıkları zamanın karşılığını fazlasıyla verirler.

Anne babanızı çok sevin ve saygı anlayış gösterin çünkü anne babanın yedeği yok...!!!

.....HER YAŞLI İNSAN BİR ANNE BABADIR...

...........DEĞERLERİNİ BİLELİM....

Rafet Özcan

7 Mart 2026 Cumartesi

DÜNYA VE AHİRET HAYATI

 Evet

وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِىَ الْحَيَوَانُ

Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir.Esas olan ahiret hayatıdır.

sırrınca, şu dâr-ı dünyada, camid ve şuursuz ve hayatsız maddeler, orada şuurlu hayatdardırlar. Buradaki insanlar gibi orada da ağaçlar, buradaki hayvanlar gibi oradaki taşlar; emri anlar ve yapar. Sen bir ağaca desen "Filan meyveyi bana getir", getirir. Filan taşa desen "Gel", gelir. Madem taş, ağaç, bu derece ulvî bir suret alırlar. Elbette ekl ve şürb ve nikâh dahi hakikat-i cismaniyelerini muhafaza etmekle beraber; Cennet'in dünya fevkındeki derecesi nisbetinde, dünyevî derecelerinden o derece yüksek bir suret almaları iktiza eder.

Sözler - 499