8 Mayıs 2026 Cuma

ARA DÜZELTMENİN ÖNEMİ

 Hz. Fatıma,

'- ya Ali' Hasan, Hüseyin aç, evde yiyecek yok.. gidip yiyecek birşeyler alsana" der.

Hz. Ali'nin sadece altı dirhemi vardır.

Yiyecek almak için evden çıkar ve giderken yolda kavga eden iki insan görür.

Hz Ali:

"Niçin kavga ediyorsunuz?

Şu âlemde Allah'ı düşüneceğiniz yerde niçin birbirinizle mücadele ediyorsunuz?" diye sorar.

Kavga edenlerden biri, diğerinden altı dirhem alacağı olduğunu, vermediğini, söyler.

Hz Ali cebindeki altı dirhemi çıkarır ve alacaklıya verir.

Evine geldiğinde eli boştur, 'Cennet kadınlarının seyyidesi',

"- Ya Ali, hiç mi bir şey almadın?" diye sorunca,

"- Ama ara düzelttim ya Fatma" der.

Hz Fatma'nın yüzünde nurlu bir gülümseme belirir.

Memnundur kocasının bu güzel hareketinden.

Daha sonra Hasan'la Hüseyin ağlamaya başlarlar, 'açız' diye.

Bu acı manzaraya dayanamaz ve evden çıkar.

Yolda bir adama rastlar.

Elinde besili bir deve;

"- Ya Ali bu deveyi sana satmak isterim, ucuza satacağım."

"- Param yok" der Hz Ali.

"- Olsun" der adam.

"- Bu deveyi sana vermeyi çok istiyorum.150 dirhem bu deve.

Al sonra ödersin."

Alır Hz Ali o deveyi.

Yolda giderken başka adama rastlar.

"- Ya Ali" der, "ne güzel bir deve bu.

Ben bunu 300'e alayım ne olursun reddetme beni."

Hz Ali: "- Ama ben bunu 150'ye aldım" der.

"- Olsun, ben çok beğendim bunu" ve deveyi satar.

Hz Ali mutlu bir şekilde gider yiyecekleri alır eve döner.

Sonra Peygamber'in huzuruna çıkar.

Efendimiz(s.a.v.) güler, "gel" der, "ya Ali şu deve hikâyesini anlat".

Anlatınca da der ki:

"- Sen ki ara düzelttin.

Allah Cebrail'i ile sana deveyi sattı.

İsrafil'i ile de satın aldı.

Her kim ki ara yapar, birleştirir, düzeltir, ikilikten insanları kurtarırsa o bendendir ya Ali."

Okuduysanız paylaşın belki bir müslüman kardeşim daha rahmet PEYGAMBERİN ( S.A.V ) güzel ahlakını okur ve azda olsa kendine örnek alır."Allahın bereketi üzerinize olsun Esselamün aleyküm

DELİLİKTEN VELİLİĞE

 Her gün seher vakti kalkar, Bediüzzaman'ın evine giderdi. Onun sobasını yakar, evini süpürür, varsa hizmetlerini görürdü Emin Bey...

Yine böyle güzel bir hizmetin neşesiyle, seher vakti kalktı, Bediüzzaman'ın mütevazi evine geldi. Tam kapıyı açacağı sırada, kapı önünde bir karartı gördü.

Biraz daha yaklaştı, iyice baktı, bu karartının bir insan olduğunu fark etti.

İki büklüm yere yığılmış, bir elini de kapının eşiğine atmış, kendinden geçmiş bir halde yatıyordu.

Bu, Deli Mümin'den başkası değildi. Kastamonu'nun efelerinden Deli Mümin...

İri yarı, çam yarması gibi, korkunç bir eşkiya idi bu adam...

Kastamonu halkının, şerrine bulaşmamak için gölgesinden kaçtığı bir katil... 

Onun için içki, kumar, soygun, adam öldürme gayet sıradan şeyler, günlük meşgaleler sınıfındandı. 

Deli Mümin'i gayet iyi tanıyan Emin Bey, ne yapacağını şaşırdı. Hayretler içinde kalmıştı.

Bu adamın Bediüzzaman'ın kapısında ne işi vardı? 

Başka gidecek yer bulamamış mıydı? 

Kolundan tuttu, kaldırmaya çalıştı. Bir yandan da konuşmaya çalışıyordu: 

"Ne arıyorsun burada?" 

Deli Mümin'den ses çıkmadı. 

"Yine içmişsin... Kimin kapısında, kimin eşiğinde olduğunu biliyor musun sen!" 

Deli Mümin gözlerini hafiften aralayıverdi. Yavaş yavaş kendine geliyordu. 

Emin Beyin yardımıyla doğruldu. Sırtını evin duvarına dayadı. Yerden destek alarak düşmeden durmaya çalıştı. 

İnleyen ve yalvaran bir sesle: 

"Ben tövbe ettim! Bana dua edin! Beni talebeliğe kabul edin!..." 

Deli Mümin nerede ve hangi makamda olduğunu biliyordu. Kimin eşiğine vardığının da... 

Emin Bey, gün görmüş birisiydi. Meseleyi anlamakta zorluk çekmedi. Hemen Bediüzzaman'ın yanına koştu. Olanları bir solukta anlattı. 

Bediüzzaman, "Belî kardeşim, belî" dedi. 

Bu, "tamam" demekti. 

Bediüzzaman, birkaç gün önce, çarşıda ona dikkatli bir şekilde bakmış, Deli Mümin bu bakışın etkisinden günlerce kurtulamamıştı. 

Ve bu sabah... 

Deli Mümin, "Veli Mümin" olmuştu. 

(Bediüzzamanla Yaşayan Öyküler)

PEYGAMBERİMİZİN DUALARINDAN BİR DEMET

 Peygamberimizin dualarından bir demet

Resûl-i Ekrem sallâ’llâhü aleyhi ve sellem Efendimizin muhtelif zamanlarda, ümmetini tâlim için îrâd buyurdukları özlü duâlardan mealler:

1 -HAYIRLA SONUÇLANAN İŞLER DUASI

 “İlâhî! Bütün işlerimizi hayırla neticelendir. Dünyâ musibetlerinden ve âhiret azâbmdan bizi koru.”

2 -BİLİNEN VE BİLİNMEYEN HAYIRLAR İÇİN DUA

 “İlâhî! Bildiğim ve bilmediğim hayırların hepsini Senden isterim.”

3 -BELÂ VE MUSİBETLERDEN KORUNMA İÇİN DUA

 “İlâhî! İhsân etmekte olduğun nimetinin elimden gitmesinden, âfiyetin değişmesinden, ansızın karşılaşacağım mûsibetten Sana sığınırım. Beni bunlardan muhafaza buyur.”

4 -İLAHİ YARDIMA MUHTAÇLIK DUASI

 “İlâhî! İşlerimi bir an bile bana bırakma. Verdiğin iyi şeyleri benden alma.”

5-AHLÂKİ GÜZELLİK İÇİN DUA

 “İlâhî! Şekl ü Suretimi nasıl güzel yaratmışsan, ahlâkımı da güzelleştir.”

6 -DÜNYA VE AHİRET ÂFİYETİ İÇİN DUA

 İlâhî! Dînim ve dünyam için, ehlim ve mâlim için Sen’den afiyet dilerim.

7 -FAYDALI BİLGİ İÇİN DUA

 İlâhî! Bana öğrettiğin bilgilerle beni faydalandır. Bana fayda sağlayacak şeyleri öğret, ilmini artır.”

8 -YOKSULLUK VE ZİLLETTEN KORUNMA DUASI

 “Allah’ım! Yoksulluktan, hor ve hakir olmaktan, zulmetmekten ve zulme uğramaktan Sana sığınırım.”

9 -BEDEN SAĞLIĞI İÇİN DUA

 İlâhî! Vücûdumda, kulağımda, gözlerimde bana devamlı afiyet ver.”

10 -KÖTÜLÜKLERDEN KORUNMA DUASI

 “İlâhî! Geleceğinden korkulan herhangi bir musibetin tasasını çekmekten, zarardan, acizden, tenbellikten, cimrilikten, korkaklıktan Sana sığınırım.” 

11 -HELÂL KAZANÇ İÇİN DUA

 “İlâhî! Hâlâl mal ver; haramdan uzak kıl. Kendinden başkasına muhtaç etme.”

12 -TAKVA VE HİLM DUASI

. “İlâhî! Beni ilimde zengin kıl. Hilm ile beze, takva ile şereflendir; âfiyetle süsle/’

13 -HASTALIKLARDAN KORUNMA DUASI

 “İlâhî! Fena huylardan, fena âmellerden, nefsânî arzulardan, maddî ve manevî hastalıklardan Sana sığınırım.”

14 -GÜZEL AHLÂK DUASI

“İlâhî! Bana sıhhat, iffet, emânet, güzel huy ihsân buyur. Kötü huylardan ve kötü arzulardan, din ve dünyaya zarar verecek herşey- den Sana sığınırım. Bunlardan beni uzak kıl.”

15 -FAYDASIZ İLİM VE HALİS OLMAYAN AMELDEN KORUNMA DUASI

 “İlâhî! Faydasız ilimden, hâlis olmayan âmelden, kabûl olunmayacak duâdan Sana sığınırım.”

16 -AHİRETİ KAZANMA DUASI

* “İlâhî! İşlerimi korumaya yarayan dînimi, medâr-ı maişetim olan dünyâmı, ebedî hayâtı muhtevi olan âhiretimi islâh et.”

17 -HAYIRLI YÖNETİCİ İÇİN DUA

 “İlâhî! Ümmetimin işlerinden bir vazifeye tâyin olunup da onlara haşin muamele edenleri müşkilâta uğrat. Ümmetimin işlerinden birine vâli tâyin olunup da onlara mülâyemet ve sühûlet gösterenlere Sen de rıfk ile muâmele et.”

18 -TEMİZ KALP İÇİN DUA

 “İlâhî! Herşeyde Senden sebat, doğru sözlü lisan, temiz bir kalb isterim.”

19 -HAKKI VE BATILI AYIRT ETME DUASI

 “Ey Rabbimiz! Bize hakkı hak olarak göster. Ve hak yolunda yürümeye muvaffak kıl. Bâtılı da bâtıl göster. Ondan uzak olmayı müyesser kıl.” 

20 -DOĞRULUK VE TEMİZLİK DUASI

 “Yâ Rabbi! Bize hakâyık-ı eşyayı olduğu gibi göster.” 

HATİM DUASI

 Amin

 Euzübillehimineşeytanirracim Bismillehirrahmanirrahim.

Elhamdülillehi rabbil alemin vessaletü vessalamü ala rasülüne Muhammedin ve ala elihi vesahbihi ecmain.Biberaketi hatmil Kuranil  azim ve bihürmeti ersaltehü rahmetenlil alemin.Vağfü anne ya kerim vağfüanne ya rahim.Vağfirlene zünübena bifazlıke ve cudüke  ve keramike Ya ekremel ekremin ve Ya Erhamerrahimin

Ya Rabbelalemin! Şu anda kapına geldik. Yüce divanına durduk, bütün kötülükleri bir tarafa bıraktık, bizleri yüce huzurundan boş çevirme 

Okumuş olduğumuz 

(Okumuş olduğumuz hatm-i şerifi;) aşr-ı şerifleri ahsen surette kabul eyle.

Ya Rabbi !

Bizleri tüm hata ve kusurlardan salim eyle.

hasıl olan sevabı evvela Peygamber (s.a.v.) efendimizin mübarek, aziz, latif ruh-ı tayyibelerine hediye eyledik kabul eyle.

Ya Rabbi !

İlk Peygamber Hz. Adem (a.s.) dan bu güne kadar gelip geçmiş her ne kadar peygamber varsa onların da ruhlarına hediye eyledik, sen vasıl eyle.

Kur'an-ı Kerim’i elden ele, dilden dile, gönülden gönüle bizlere kadar ulaştıran sahabe-i güzin, tabiin, tebe-i tabiin, Müfessirin ve muhaddisin'in ruhlarına hediye eyledik, vasıI eyle.

Din, vatan, hak ve hakikat Uğuruna canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizin de ruhlarını meclisimizden haberdar eyle

Ya Rabbi !

Bu hatm-ı şerife  vesile olanların emellerini makbul, günahlarını mağfur, ticaretlerini “Len tebür" eyIe.

Her ne murat Ile okutmuşlarsa muratlarına naiI eyle

Ya Rabbi !

Bu aileden ahrete göçenlerin günahlarını affeyle, makamlarını cennet eyle. Peygamberimizin (s.a.v) şefaatine nail eyle.

Uzaktan ve yakından gelip, şurada toplanan aziz din kardeşlerimizin de ölmüşlerine rahmet, geride kalanlarına sıhhat ve afiyet ihsan eyle.

Ya Rabbi !

Yüce dinimize ve aziz vatanımıza göz diken dahili ve harici düşmanlarımıza fırsat vermeyip, onları islah eyle.

Islah olacak halleri yoksa onları KAHHAR ism-i şerifinle kahr u perişan eyle.

Ya Rabbi !

Ümmet-i Muhammed'in hasta kullarına şifalar, dertli kullarına devalar, borçlu kullarına hayırlı edalar ıhsan eyle.

Ya Rabbi !

Kuı-'an-ı Kerim’in nurlu yolundan bizleri ayırma ya Rabbi! Onun ahkamını yaşayıp, tatbik edenlerden eyle.

Kıyamet gününe kadar baki kalacağını vaat ettiğin Din-i İslamı ülkemizde payidar eyle.

Ya Rabbi !

Çocuklarımızı edepli, ahlaklı, faziletli, anasına, babasına, hocasına saygı gösteren, Allah'ına, peygamberine hürmet ve tazim edenlerden eyle.

Ya Rabbi !

Vatanına, milletine, din ve mukaddesatına gönülden bağlı olanlardan eyle.

Namazına-niyazına, ibadat u taatına devam edenlerden eyle.

Ya Rabbi !

Her türlü afetlerden, musibetlerden, hastalıklardan, tehlikelerden. zarar ve ziyanlardan bizleri hıfz u himaye eyle.

Hassaten günah hastalıklarından, haramlardan, ahlaksızlıklardan, yalandan, gıybetten, riyadan, hasetten ve kibirden muhafaza eyle.

Ya Rabbi !

Kabul olunmayacak dua Ile sana el kaldırmaktan, insanlığa ve Islama faydalı olmayan bilgiden, bir müslümana yakışmayan acizlikten, tembellikten, cimrilikten sana sığınıyoruz, bizleri muhafaza eyle.

Dualarımızın kabulü ve son nefesimizde, nasip olması için buyurun bir kelime-i şehadet :

“Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlühü”

Bu kelime-i mübarekeyi söyleyerek ruh teslim etmek cümlemize nasib eyle.

Ya Rabbi !

"AMIN" diyen şu kullarını iki cihanda aziz eyle. Cennetinle, cemalinle bizleri şereflendir.

“Subhane Rabbike Rabbil izzeti amma yesifun ve salamun alel murselin vel hamdu lillahi Rabbil” alemin.

El-Fatiha

TÖVBE EDİP YALVARALIM

 Duâlarımızın kabul olması için;

Can-ı gönülden bir tövbe edersek, duâlarımızın kabul olmasına sebep olur.

Duâ ruhun gıdası, kalbin nuru, ibadetlerin özüdür. Duâ, ıztırapların, maddî ve manevî dertlerin şifa kaynağıdır. Duâ, hayırlar celp eder, belâ ve zararı defeder.


Duânın kabul olunmasının temeli edeptir ki, o da tövbe etmek, bütün varlığıyla Cenâb-ı Allah’ın ibadetine yönelmektir.


Bu konuda Malik bin Dinar (ra) şöyle demiştir: İsrailoğullarında büyük bir kıtlık meydana geldi. Birkaç defa yağmur duâsına çıkmalarına rağmen, yağmurun yüzünü göremediler. Bunun üzerine Allah (cc), peygamberlerine şöyle vahiy gönderdi: ‘Onlara söyle ki, sizler necis bedenlerinizle benim huzuruma geliyorsunuz. Kana boyanmış ellerinizi benim dergâhıma uzatıyorsunuz. (...) Bu söylediklerimden tövbe eder gelirseniz, o zaman size rahmet ederim. Aksi takdirde rahmetin yüzünü göremezsiniz.


Bir Müslüman şartlarını yerine getirerek tövbe ve istiğfar ederse her bastığı yer, yürüdüğü sokak, cadde ve her oturduğu yer onunla övünür.


Cenâb-ı Allah pek çok âyette “Bana duâ edin, size icabet edeyim”der. Bu emre uyarak, her namazımızda, her bir boş anımızda duâ etsek çok mudur?


O halde gelin hep birlikte ellerimizi semaya açıp duâ edelim.


Ey Allah’ım! Kıldığımız namazlarımızı, yaptığımız ibadetlerimizi kusurları ile beraber kabul eyle! Sonumuzu hayreyle. Son nefesimizde Kelime-i Şahadet söylememizi nasip eyle. Bizi, anamızı-babamızı , ölmüş ve hayatta olan bütün Mü’minleri ve Mü‘mineleri hesap gününde af ve mağfiret eyle!


Ey Allah’ım! Ümmeti Muhammedî (asm), şeytan şerrinden ve düşman şerrinden ve nefs-i emmârenin şerrinden muhafaza eyle! Evlerimize iyilikler, bize helâl ve hayırlı rızıklar ihsan eyle!


Ey Allah’ım! Ehl-i İslâm’a selâmet ihsan eyle! İslâm düşmanlarını kahr-u perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan Müslümanlara İlâhî yardımınla yardım eyle!


Ey Allah’ım! Müslümanları, memleketimizi ve bütün İslâm ülkelerini yoksulluktan ve pahalılıktan, kanser ve diğer bulaşıcı hastalıklardan, her türlü musîbetlerden muhafaza eyle!


Ey Allah’ım! Evlerinde ve hastanelerde yatan hastalarımıza şifalar, dertli olanlarımıza devalar ihsan eyle! Borçlu olanlarımıza edalar nasip eyle! Ey Allah’ım! Şahs-ı manevimizi güçlendir. Şahs-ı manevimize karşı fitneleri fesatları sonuçsuz eyle!


Ey Allah’ım!

 Annelerimize, babalarımıza ve evlâtlarımıza ve akraba ve ahbaplarımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve sıhhat ve âfiyetler ihsan eyle. Âmin! 

DUA

 Hayatına hayat olsun imânın

Ferâizi süsün olsun Kur’anın,

Günahlardan uzak olsun a’mâlin,

Rabbim sana mükâfatı bahşeder. 


Halk içinde, ayak ucun basarsın,

Harama nazardan, durmaz kaçarsın.

Sevapların yüze, bine. katlarsın,

Rabbin seni daim kılsın takvada.


Okuyup ilminle olursun faal,

Kulluğun sırrıyla, bulursun kemâl.

Bilirsin İHLÂSLA kabuldü7r amel,

Rabbim senden râzı olsun kardeşim.


İhlâsın sırıyla, kulluk edeli,

Arkanda destektir, Hazret-i Ali.

Sana dua eder Gavs-ı Geylâni

Rabbim ayırmasın seni hizmetten.


Allah’a dayanmış, âbid olmuşsun,

Şeytanın şerrinden emin olmuşsun.

Kur’anla, sünnetle, yolun bulmuşsun,

Rabbim ayırmasın, seni İslamdan.

 

Kur’an gemisinde biz hademeyiz.

Şükrederiz, başka makam bilmeyiz.

Furkan rotasından aslâ dönmeyiz,

Rabbim daim eyle bizi hizmette.


Hâlık’a sığındık, nefse gem vurduk,

Yalnız O’na teslim, O’na kul olduk.

Namazla yıkandık, nur ile dolduk,

Dostlar, hizmetiniz mübarek olsun.

HUZUR İÇİN ALLAH'A KUL OL

 Allah’ı bulan neyi kaybeder, Allah’ı kaybeden neyi bulur?

İnsan, arayıp öğrenmek için yaratılmış bir varlıktır.
Kimi zaman dünyayı arar, kimi zaman huzuru…
Ama en büyük arayış, hakikati bulma yolculuğudur.

Allah’ı bulan neyi kaybeder?

O,korkularını kaybeder.
Yalnızlık hissini kaybeder.
Geçici olana aşırı bağlılığını kaybeder.
Çünkü bilir ki, her şeyin sahibi var ve her şey O’nun izniyle olur.

Kalbi huzur bulur, yükleri hafifler.
Dünya artık bir yük değil, bir emanet olur.

Peki Allah’ı kaybeden neyi bulur?

Görünürde çok şey bulur…
Mal bulur, makam bulur, şöhret bulur.
Ama kalbinde bir boşluk taşır.

Ne kazansa yetmez,
neye sahip olsa tamamlanmaz.
Çünkü asıl olanı kaybetmiştir.

Hakikatte o, huzuru kaybeder,
anlamı kaybeder, yönünü kaybeder.

Demek ki mesele, çok şeye sahip olmak değil;
doğru olanı bulmaktır.

Allah’ı bulan, kaybetse de kazanır.
Allah’ı kaybeden ise kazansa da kaybeder.

Hz.Ali, "Kendini bilen Rabbini bilir" diyerek bu hakikati veciz bir şekilde ifade etmiştir

Kendini bilenin yolu aydınlanır;
Rabbini bulan ise kendini bulur.