Sağlık ve eğitim, ülke kalkınması ve sağlıklı bir toplum için vazgeçilmez ihmal edilmesi düşünülemeyen kurumlardır.Ne sağlık,ne de eğitim asla hafife alınamaz.Sağlık hayatı etkilerken eğitim toplumun geleceğini ilgilendirmektedir.İnsanların hayatı sağlık teşkilatına bağlı iken düzeni ve manevi yapısı da eğitime bağlıdır.Her ikisi de toplum ve ülke için çok önemlidir.
Devlet hastaneleri ve devlet okulları çalışan personel sayısı ve giderlerin maddi yükü itibariyle bütçeyi sarsacak miktarlardadır.Fakat ülkeler için bu ağır yük bir şekilde sorunsuz yürütülmek durumundadır.Özel hastahaneler ile halkın sağlığı korunmaya çalışılırken Özel okullar ile de eğitim istihdamı sağlanmaktadır.Özel sağlık kurumlarında çalışan doktor ve personel maddi yönden tatmin edici ücret alıyor ve hastalar imkanlarına göre sağlık için her türlü harcamayı yaparak hizmet alabiliyor.Tabi parası olanlar biraz da devlet hastanelerindeki izdihamdan ve hizmet alamamanın stresinden özel sağlık birimlerine yönelmektedirler.Devletin bazı imkanları ile özel sağlık kurumlarının teşviki buraları tabiri caizse parabasar durma getirmiş vaziyettedir.Dar gelirli vatandaşın önünden dahi geçmesi zor fahiş fiyatlarla özel hastaneler ve özel okullar özel kişilere hizmet eder duruma gelmiştir.Yani Zenginlerin tedavi olduğu hastaneler ve parası olanın çocuğunu okuttuğu özel okullar.Şimdi başımızı ellerimiz arasına alıp bir düşünelim fakirin hak ve hukuku ne olacak? Onun bu haline kim çare bulacak? Bir başka husus devlette görev alan öğretmen ve doktorların özelde çalışanlardan daha az ücret alması.Bu konu da önemli çünkü aynı işe farklı ücret çalışanları huzursuz eder.Bu farklılığı ortadan kaldırmak yetkililerin sorumluluğunu gösyerir.Eğer birileri güler birileri ağlarsa bu vicdanları rahatsız eder.Allah herkese vicdan ve merhamet nasip eylesin.Devleti yönetenlerin de bu haksızlık ve adaletsizliklere çare arayıp bulmaları gerekir.Yöneticilerimizden her konuda olduğu gibi bu konularda da biraz daha duyarlı olmalarını bekliyoruz.
Rafet Özcan