Savaşın Galibi Olur mu?
Savaşlar, tarihin sayfalarına zafer ve yenilgi başlıklarıyla yazılır. Kimi zaman bir taraf “kazandı” denir, diğer taraf “kaybetti.” Fakat bu ifadeler, hakikatin yalnızca görünen yüzüdür.
Bir savaş bittiğinde geriye ne kalır?
Yıkılmış şehirler, eksilmiş hayatlar, sönmüş umutlar…
Kazanan taraf bile kaybettiklerinin gölgesinde kalır. Çünkü savaş, yalnızca cephede değil; kalplerde, hatıralarda ve gelecek nesillerde iz bırakır.
Toprak kazanmak, gerçek bir kazanç mıdır?
İnsanını kaybeden bir millet, gerçekten galip sayılabilir mi?
Gözyaşıyla sulanan bir zafer, ne kadar zaferdir?
Tarih boyunca nice savaşlar yaşandı. Her biri bir sonuçla bitti. Ama hiçbirinde acı yalnızca bir tarafa ait olmadı. Kaybeden açıkça kaybeder; kazanan ise zamanla anlar ki o da bir şeylerini yitirmiştir.
Hakiki galibiyet, yıkmakta değil; yaşatmaktadır.
Asıl güç, savaşmakta değil; barışı koruyabilmektedir.
Bu yüzden savaşın gerçek galibi yoktur.
Gerçek galip, savaşa mecbur kalmadan çözüm bulan,
insanı yaşatan ve gönülleri imar edendir.
En büyük zafer, bir insanın hayatını kurtarmaktır;
en büyük yenilgi ise bir kalbi incitmektir.
“Savaşın galibi olur mu?” sorusu, görünenle gerçeği ayırmayı gerektirir.
Kâğıt üzerinde savaşların galibi vardır. Toprak kazanan, siyasi üstünlük sağlayan ya da askeri zafer ilan eden taraf “kazanan” olarak anılır. Tarihte İkinci Dünya Savaşı gibi büyük savaşlarda kazanan ve kaybeden taraflar açıkça yazılmıştır.
Ama meselenin hakikatine bakıldığında durum farklıdır.
Savaş;
İnsan hayatını alır
Şehirleri yıkar
Nesilleri yaralar
Kalplerde kin ve acı bırakır
Bu yüzden gerçek anlamda savaşın tam kazananı yoktur. Kazandığını düşünen taraf bile:
Kaybettiği canların acısını taşır
Ekonomik ve sosyal yıkımla uğraşır
Vicdani bir yükün altına girer
Bu hakikati pek çok düşünür dile getirmiştir. Mesela Mahatma Gandhi şöyle der:
“Göz göze diş dişe bir dünya, sonunda herkesi kör ve dişsiz bırakır.”
Asıl zafer;
Kan dökmeden kazanılan
Barışla sonuçlanan
İnsanlığı koruyan yoldadır
Savaşın kazananı değil, barışın kazananı olmak en büyük üstünlüktür.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder