26 Mart 2026 Perşembe

DÜNYA SENİN OLSA !

 İnsansız Bir Dünya Neye Yarar?

Dünya… Dağlarıyla, denizleriyle, bereketli topraklarıyla eşsiz bir nimet.

Fakat bütün bu güzellikler kimin içindir?

İnsansız bir dünya;

sessiz bir sahne, seyircisiz bir tiyatro gibidir.

Ne bir tebessüm vardır içinde, ne bir dua, ne de bir anlam…

Bir çiçeğin açması, onu fark eden bir gözle güzeldir.

Bir kuşun ötüşü, onu duyan bir kalple anlam bulur.

İyilik, paylaşılmadıkça eksik kalır; merhamet, insana dokunmadıkça görünmez olur.

İnsan, bu dünyanın hem şahidi hem de emanetçisidir.

Toprağa anlam katan, zamana değer veren odur.

Sevinciyle dünyayı şenlendirir, hüznüyle derinleştirir.

Eğer insan olmazsa;

ne iyilikten söz edilir, ne kötülükten…

Ne sabrın kıymeti bilinir, ne şükrün değeri…

Bu yüzden dünya, insanla anlam kazanır.

Ama insan da ancak kalbiyle, vicdanıyla ve merhametiyle insan olur.

Dünya, insan için vardır;

insan ise anlam vermek için…

Ey insan !

Senin önünde çok korkunç büyük mes'eleler vardır ki, insanı ihtiyata, ihtimama mecbur eder.

   Birisi: 

   Ölümdür ki, insanı dünyadan ve bütün sevgililerinden ayıran bir ayrılmaktır.

   İkincisi: 

   Dehşetli korkulu ebed memleketine yolculuktur.

   Üçüncüsü: 

   Ömür az, sefer uzun, yol tedariki yok, kuvvet ve kudret yok, acz-i mutlak gibi elîm elemlere maruz kalmaktır. Öyle ise, bu gaflet ü nisyan nedir? Devekuşu gibi başını nisyan kumuna sokar, gözüne gaflet gözlüğünü takarsın ki Allah seni görmesin. Veya sen Onu görmeyesin. Ne vakte kadar zâilat-ı fâniyeye ihtimam ve bâkiyat-ı daimeden tegafül edeceksin?

Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyan.

Mesnevi-i Nuriye

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder