SUSAR HALE GELDİK
Müslümanlar zalim olmamışlardır. Ne bu gün, ne mazide… Ama koronadan hemen öncesine kadar, dünyanın hemen her yerinde, Müslümanlara çok zulüm yapılmıştır. En hafifiyle yalandan bir İslamofobi üretilmiş ve milyonlar İslâm gibi bir barış ve sevgi dininden ürkütülmüştür. İslamofobiyi destekleyecek biçimde mümkün olan hemen her yerde mezhepler kaşınarak, tarafgirlikler kışkırtılarak İslâm adına terör örgütleri kurdurulmuş, bu örgütler birer ölüm makinesi gibi çalışmışlardır. Fatura İslâm’a çıkarılmıştır.
Yetmemiş… Mütegallibe güçler, ağızlarının suyu aktığı hemen her İslâm beldesine bir bahaneyle ve ilgili ülkenin yönetimini de kendi kirli siyasetine taraf ederek çökmüş; o yerin yöneticisi de vatandaşının kanının akması bahasına, evinden barkından çıkması bahasına ülkesini peşkeş çekebilmiştir.
Kan donduran gerçekler yaşanmıştır. Taraf da bulmuştur.
Müslüman halk kitlesi zulüm yapmamıştır. Ama yöneticilerin zulüm katsayısı haddi aşmıştır. Halk da susmakla ve hatta alkış tutmakla zulme ortak olmuştur. Masumların hukukunu savunmak bir yana, bahsetmek bile ateşten gömlek olmuştur. Hukuk dediğimiz kurum, suçu ispat etmesi gerekirken, nice insanı suçsuzluğunu ispata zorlamış ve tabiî ki ispat edemeyeni hapishanelere doldurmuştur. Terör suçu işlemeyen kadınların, eli kalem tutanların, bebeklerin hapiste ne işi var? Gerçek adalete, ferdin beraat-i zimmetini teslim eden hukuka susar hale gelmedik mi?
Millet adalet istiyor. Çok şey mi istiyor?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder