2 Haziran 2026 Salı

İYİLİĞİN MÜKÂFATI

 Evvel zamanda iki çocuk arkadaş olarak bir yolculuğa çıkarlar.Bu çocuklardan birisi akıllı uslu iyi kalpli, diğeri ise yaramaz mı yaramaz haylaz mı haylaz, kötü düşünceli birisiydi.Güzel düşünceli akıllı  çocuk herşeyin iyisine bakıp güzel düşenceler ile helal şeyleri almakta yasak ve haramlardan kaçınmakta. Diğeri ise önüne gelen herşeyi alıp yiyor yada zarar vermekten zevk alıyordu.Güzel düşünceye sahip çocuğun annesi daha yola çıkmadan oğluna tembih ediyor ve diyor ki,oğlum ne olursa olsun sakın yalan söyleme haram yeme.Bu arada yolda haşlık yapması için bir miktar parayı da cebinde kaybetmesin diye atletinin gizli bir yerine bir cep yapıp oraya  koyuyor.Ne olur ne olmaz seni yolda çeviren olursa paralarını almasınlar oğlum.Sen hem çalış hem oku bu paraları da sıkışınca haşlık yap diyor.

Öteki çocuğun annesi ise ne para veriyor ne de tembihte bulunuyor.Çocuklar bir müddet gittikten sonra arkadaşlıkları sona eriyor.Yaramaz haylaz çocuk başka bir yola diğeri ise aynı yolda yolculuklarına devam ediyorlar.İyi kalpli çocuk Abdulkadir iyi insanlarla beraber  çalışıp para kazanıp okumak  için giderken yollarını aşkiyalar kesiyor ve ne var ne yok herkesi soyuyorlar.Bu çocuğun yanına gelip sende neyin var deyince,çocuk benimde param var diyerek çocuk koltuğunun altına dikilen parayı gösteriyor.Çocuğa  biz seni aramayacaktık sen niçin paranı gösterdin deyince, ben yalan söyleyemem.Niçin diye sorunca, çünkü ben yalan söylememek için anneme söz verdim diyor.Eşkiyalırın başı biraz düşünüp, vay be annesine söz veren çocuk sözünde duruyorda, biz koskoca adamlar Allah'a  söz verdiğimiz halde sözümüzde durmayıp soygunculuk yapıyoruz.Bu çocuk bize büyük bir ders verdi dağıtın paraları geriye biz bundan sonra dürüst insan olacağız deyip aşkıyalıktan vaz geçiyorlar.Çockta yalan söylememenin mükafatını okuyup büyük adam olarak görüyor.İşte bu çocuk büyük evliya Hazreti Abdulkadir Geylanidir.Diğer çocuk ise kötü arkadaş ediniyor o arkadaşları ile çeteler kurup hırsızlık yapıyor.Önce bir yumurta çalarak hırsızlığa başlıyor sonra tavuk çalıyor daha sonra büyük hırsızlıklar yaparak annesini mutlu ettiğini sanıyor.Annesi de bu kötü davranışlara göz yumarak oğlunun büyük bir hırsız olmasına sebep oluyor .Azılı eşkiya ve hırsız olan bu kişi günlerden bir gün hırsızlık yaparken yakalanıp hapse atılıyor.Sonunda idamlık olarak mahkemeye çıkarılıyor. Hakim soruyor oğlum son bir isteğin var mı diye? Adam diyorki ben annemi görmek onu kucaklayıp öpmek istiyorum, deyince hakim derhal annesini getirtiyor.Çocuğu ile buluşan anne üzgün. Oğluna sarılıyor.Bu arada Adam annesine dilini öpmek istediğini söylüyor. Anne dilini uzatınca dilini ısırıp koparıyor.Hakim biraz kızgın, ne yaptın sen deyince,adam hakim bey annem bunu hak etti diyor. Çünkü o beni her hırsızlık yaptığımda alkışlıyordu.Şimdi ben büyük bir hırsız oldum ölüm cezası aldım. O da beni ikaz etmemenin cezasını buldu çeksin diyor.

İşte çocuklar iyilik her zaman iyilik getirir kötülük ise sonu hapishane, hastane ya da mezarlık olmak üzere insanı cezaya müstehak eder.

Sizler ise her zaman iyilik yapıp güzel davranış sergileyerek vatan ve milletimizi faydalı insanlar olun.Hepiniz sağlıcakla kalın.

Rafet Özcan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder