Hicrî yeni yıla girerken, Hicret’in yalnız tarihî bir vaka değil; iman, tevhid ve fedakârlığın inşa ettiği bir medeniyet olduğu vurgulanıyor.
Hicret ve hizmet
Gelin hicret edelim
İslâm dünyası, 16 Haziran 2026 Salı gününe denk gelen 1 Muharrem ile birlikte Hicrî 1448 yılına girdi. Hicrî takvimin başlangıcı olan Hicret hadisesi, İslâm tarihinin en mühim dönüm noktalarından biri olarak idrâk ediliyor. Peygamber Efendimiz’in (asm) Mekke’den Medine’ye hicreti, yalnız bir göç değil, aynı zamanda bir medeniyetin inşası hükmünde olmuştur.
Hicret, kardeşliktir
Camilerde, basın-yayın organlarında ve kamuoyunda Hicret’in anlam ve mahiyetine dair yapılan hatırlatmalarda Hicret’in sadece bir tarih başlangıcı değil, mü’minler için muhasebe, sabır, fedakârlık, kardeşlik ve istikamet gibi temel değerleri hatırlattığı belirtiliyor. Müslümanların bu dönemde kendi hayatlarını gözden geçirmeleri gerektiği ifade ediliyor.
Hicret, uyanıştır
Hicret, yalnız bir mekân değişikliği değil, küfürden imana, zulümden adalete bir inkılâp ve medeniyetin kuruluşu olarak değerlendiriliyor. İslâm âlimleri ve düşünürler, Hicret’in günümüz insanı için de önemli mesajlar taşıdığını belirterek, imanî ve ahlâkî bir diriliş çağrısında bulunuyor.
Hicret,ayrıca günahları terkederek yeni günahsız bir hayata başlamaktır.Tıpkı hacca giden insanın Arafat ile birlikte tövbe edip günahsız bir şekilde yurduna dönmesi gibi yeni bir hayatın başlangıcıdır.Allah tüm müslümanları, bu şuur ile birlik ve bütünlük içerisinde İttihad- İslama giden yolda birleşmeyi nasip eylesin.Amin
Alıntı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder