Nikah ve düğünlerimizin düşündürdükleri
Nikahımız mevlütlüdür de kesmiyor artık! Kur'an ile başlıyor, iki ilahi, üçüncüsü türkü, dördüncü şarkı, beşincisi oynama şıkıdım şıkıdım, altıncısı haydi kızlar halaya diye devam ediyor...
Hani rahmet meleklerinin girmediği bazı yerler vardı ya, işte bu düğünlere de sadece sol taraftaki amelleri yazan melekler giriyor. Hayır adına bir şey yok! Hep günah hep günah!
-Düğün ve nikah kültürümüzü gözden geçirelim- ne dersiniz?
Bir bakalım düğünlerimize acaba peygamber efendimizi davet edebileceğimiz bir düğün mü? Yoksa onun bilmesini, duymasını istemeyeceğimiz bir düğün mü?
Düğüne gitmesek darılırlar mı? Evet, onlar darılırlar, ama Allah razı olur. Onlar razı olur, ama Allah darılır. Kimi, kimin için kızdırdığımıza dikkat edelim.
-Yaşanmış bir olay-
Bir yerde bekliyordum. Hacı amcanın biri orada mahzun mahzun duruyordu. Amca, hayırdır, diye sordum? Kızım evleniyor, onun düğünü var içerde dedi. Niye içeri girmiyorsun, diye sordum? İçerisi melanet olmuş dedi. Uzun konuştuktan sonra "erkek tarafına niye düğünün nasıl yapılacağını şart koşmadın," diye sordum. Kızım bile beni dinlemedi, dedi...
-Düğün yapmaya karar veren kardeşlerim, bu nasihatim de sizedir- Lütfen birilerinin keyfi için kendi iyilik defterinizi karalamayın. Allah'ın rızasını kazanmak, kulların rızasına kazanmaya tercih edilir. İlahili, mevlütlü ya da kadın erkek ayrılmış şekilde düğünlerinizi yapın. Kadınların kendi aralarında oynamalarında bir sakınca yoktur. Ama unutmayın ki, herkesin elinde bir telefon var ve düğünde olan düğünde kalmıyor.
Müslümanın kalitelisi düğünde belli oluyor. Nice örtülü ve şuurlu görünen gençler, sırf birilerini memnun etmek için Allah'ı kızdırmaya cüret edebiliyor.
Rahmet ile temeli atılan düğünlerin hayrı ve bereketi fazla olacaktır.
Allah Teâlâ cümle Müslümanlara şuur ve basiret ihsan eylesin!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder