Bir hikayem var çocuklar !
Birgün bir kurt, çobanın önündeki keçilerden birisini tutmuş; çoban, kurdun elinden keçiyi kurtarmış.Kurt
(Zi'b) demiş: "Allah'tan korkmadın, benim rızkımı elimden aldın." Çoban demiş: "Acaib, (zi'b) kurt konuşur mu?" (Zi'b) kurt ona demiş: "Acib senin halindedir ki, bu yerin arka tarafında bir zât,kişi var ki; sizi Cennet'e davet ediyor, peygamberdir, onu tanımıyorsunuz!" Bütün şahitler( tarîkler ) kurdun konuşmasında müttefik olmakla beraber, kuvvetli bir şahit (tarîk )olan Ebu Hüreyre ihbarında,haberinde diyor ki: Çoban kurda demiş: "Ben gideceğim; fakat kim benim keçilerime bakacak?(" Zi'b) yani kurt demiş: "Ben bakacağım." Çoban ise, çobanlığı kurda devredip gelmiş.
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görmüş, iman etmiş, dönüp gitmiş.
(Zi'bi) kurdu çoban olarak bulmuş.Keçilerde eksik yok.
Zayiat yok.
Bir keçi ona kesmiş, çünki ona üstadlık , yani rehberlik etmiş.
Bir başka haber de şöyle: (tarîkte): (Rüesa-yı Kureyş'ten) Kureyş'in Reislerinden Ebu Süfyan ile Safvan bir kurdu gördüler, bir ceylanı takib edip Harem-i Şerif'e girdi.
Kurd dönmüş, sonra hayret (taaccüb ) etmişler.
Kurd konuşmuş, (risalet-i Ahmediyeyi) Peygamberimizin peygamber olduğunu haber vermiş.
Ebu Süfyan, Safvan'a demiş ki: "Bu olayı (kıssayı) kimseye söylemeyelim, korkarım Mekke boşalıp onlara dahil olacaklar.(iltihak edecekler.") Elhasıl, kurt kıssası kesin bir olaydır. kat'î ve manevî mütevatir gibi kanaat verir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder