Birinci Söz'de denildiği ve isbat edildiği gibi; her şey "Bismillah" der.
İşte bütün mevcudat gibi herbir zerre ve zerratın herbir taifesi ve mahsus herbir cemaati, lisan-ı hal ile "Bismillah" der, hareket eder.
Evet, geçmiş üç nokta sırrıyla; herbir zerre, mebde'-i hareketinde lisan-ı hal ile
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
der.
Yani: "Ben, Allah'ın namıyla, hesabıyla, ismiyle, izniyle, kuvvetiyle hareket ediyorum." Sonra netice-i hareketinde, herbir masnu' gibi herbir zerre, herbir taifesi, lisan-ı hal ile
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
der ki, bir kaside-i medhiye hükmünde olan san'atlı bir mahlukun nakşında, kudretin küçük bir kalem ucu hükmünde kendini gösterir.
Belki herbiri; manevî, Rabbanî, muazzam, hadsiz başlı bir fonoğrafın birer plağı hükmünde olan masnuların üstünde dönen ve tahmidat-ı Rabbaniye kasideleriyle o masnuatı konuşturan ve tesbihat-ı İlahiye neşidelerini okutturan birer iğne başı suretinde kendini gösteriyorlar.
Sözler - 558
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ى مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ى جَنَّاتِ النَّع۪يمِـ﴿٩ـ﴾
9- İman edip güzel işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri onları nimet dolu cennetlerde, alt tarafından ırmaklar akan (saraylara) erdirir.
دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟ـ﴿١٠ـ﴾
10- Onların oradaki duası: "Allah'ım!
Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz!" (sözleridir).
Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selâm" dır.
Onların dualarının sonu da şudur: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
(10-Yunus) (11. Cüz-2. Hizb)
Mealli Kur'an - 208
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder