31 Aralık 2025 Çarşamba

İNSANDAKİ GÖZ NİMETİ

 Hepimiz bir müddet gözlerimizi kapatalım!  Gözlerimizi kapatınca; işte bu şekilde sürekli karanlıkta kalsayıdınız, işlerinizi nasıl görecektiniz? Nasıl okuyacaktınız? Nasıl yürüyecektiniz? Şöyle bir düşünün, tefekkür edin ve göz nimetinin ne kadar değerli ve kıymetli olduğunu anlayın ve şimdi gözlerinizi açın.

Çünkü; yeme, içme, yazma, okuma ve diğer nimetlerden istifâde etmek göz nimeti ile mümkün olur.

İşte bu bakımdan Cenâb-ı Allah Beled sûresinin 8.âyetinde: "Size iki göz vermedik mi?" buyurmuştur. Soru cümlesi ile göz nimetinin ne kadar da önemli olduğuna vurgu yapmıştır.

Sevgili ve şefkatli Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) kutsî bir hadiste şöyle buyurmuştur:

"Allâhu Teâlâ buyuruyor ki: Kulumu iki sevgilisi ile (İki gözü ile) imtihan edip iki göz nûrundan mahrum bıraktığımda, şikâyet etmeyip sabrederse iki gözüne bedel ona cenneti veririm."

Buhârî'nin rivâyetine göre de, iki gözü de kapanın kimsenin mükâfâtı hakkında Resûl-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselâm şöyle buyurmuştur:

"Göz nûrundan mahrûmiyet sınavı, imtihanların en şiddetlisidir. Göz nûrundan mahrûmiyet acısına Allâh'a kavuşana kadar sabredip şikâyet etmeyen mü'min, Rabbine hesapsız ve sorgusuz kavuşur."

Bediüzzaman hazretleri en şiddetli hastalığın Allâh'ı ve âhireti bilmemek olduğunu şöyle anlatıyor:

"Ey hasta! Günahlar, hayat-ı ebediyede dâimî hastalıklardır. Bu hayât-ı dünyeviyede dahî kalb, vicdan, ruh, için mânevî hastalıklardır. Sen eğer sabredip şekvâ etmezsen, şu muvakkat bir hastalıkla dâimî pekçok hastalıklardan kurtuluyorsun. Eğer günahları düşünmüyorsan, yâhut âhireti bilmiyorsan veyâ Allâh'ı tanımıyorsan, sende öyle dehşetli bir hastalık var ki, milyon defa sendeki bu küçük hastalıktan daha büyüktür; ondan feryad et.. Evet, Allâh'ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır. Allâh'ı tanıyanın dünyâsı nurla ve mânevî sürurla doludur; derecesine göre, îman kuvvetiyle hisseder. Îmandan gelen mânevî sürur ve şifâ lezzeti altında, cüz'î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir." (Lem'alar, s.269)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder