Evet dünyayı âhirete kalbetmekle kıyameti koparan kudret muktedirdir, âciz değildir.
Bir zerre o kudretin nazarında gizlenemez.
Şems, büyüklüğüne güvenerek o kudretin elinden kurtulamaz.
Evet onun marifetiyle elemler lezzetlere inkılab eder.
Evet Onun marifeti olmazsa, ulûm evhama tahavvül eder.
Hikmetler illet ve belalara tebeddül eder.
Vücud ademe inkılab eder.
Hayat ölüme ve nurlar zulmetlere ve lezaiz günahlara tahavvül eder.
Evet Onun marifeti olmazsa, insanın ahbabı ve mal ve mülkü insana a'da ve düşman olurlar.
Beka bela olur, kemal heba olur, ömür heva olur.
Hayat azab olur, akıl ikab olur.
Âmâl, âlâma inkılab eder.
Evet Allah'a abd ve hizmetkâr olana her şey hizmetkâr olur.
Bu da, her şey Allah'ın mülk ve malı olduğunu iman ve iz'an ile olur.
Evet kudret, insanı çok dairelerle alâkadar bir vaziyette yaratmıştır.
En küçük ve en hakir bir dairede, insanın eli yetişebilecek kadar insana bir ihtiyar, bir iktidar vermiştir.
Ferşten arşa, ezelden ebede kadar en geniş dairelerde insanın vazifesi, yalnız duadır.
Evet
قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبّ۪ى لَوْلَا دُعَٓاؤُكُمْ
âyet-i kerimesi, bu hakikatı tenvir ve isbata kâfidir.
Öyle ise, çocuğun eli yetişemediği bir şeyi peder ve vâlidesinden istediği gibi; abd de, acz ve fakrıyla Rabbına iltica eder ve Hâlıkından ister.
Mesnevi-i Nuriye - 110
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder