16 Mart 2026 Pazartesi

KADİR GECESİ

 Kadir Gecesi’nin Fazileti ve Önemi

“Kadr” kelimesi, “kudret, takdir, hüküm, şeref ve kıymet” gibi manalara gelir. Kur’an’ın nazil olmaya başlaması ile bütün dünyanın kaderi değişmiş, dünyanın makus talihi hak ve hakikat yoluna döndürülmüş, her şey yepyeni bir tanzime tabi tutulmuştur. Kur’an, nüzulü ile her türlü hikmetli iş açıklanmış, Peygamber Efendimiz (asm) ile insanlığa ulaştırılmıştır.

Hakkında müstakil bir sure indirilen Kadir Gecesi hakkında Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmaktadır:

“Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.” (Kadir Suresi, 97/1-5)

Bu gece çok bereketli ve çok mübarek bir gecedir. Duhan Suresi’nde bu husus şöyle beyan edilmiştir:

“Biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır.” (Duhân 44/3)

O gecenin bereketini daha iyi anlamak için şu hadis-i şerife dikkat etmek yeterlidir:

“Kadir gecesini, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

“Kadr” kelimesinde “tazyik” manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir. Bir hadiste, “O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır.” buyurularak buna işaret edilir. (Davudoğlu, Müslim Tercüme ve Şerhi, c. 6, s. 254)

Bu İlâhî ziyafeti, başta Cebrail (as) olmak üzere melekler inerek şenlendirirler. Uhrevî manzaralar sergilerler. Meleklerin sağanak halinde inmesi ile yeryüzü manevi bir tazyike maruz kalır. Dünya onlara dar gelmeye başlar. Mü’minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar bu durum devam eder. Bir huzur ve saadet dalgası estirir. Bütün mü’minler bu ziyafet sofrasına davetlidir.

Onun kadrini bilerek, feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.

Peygamber Efendimiz (asm) Kadir gecesini Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde aramamızı emir buyurmaktadır. (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

Zirr b. Hubeyş diyor ki, Übey b. Kaba sordum: Kardeşin Abdullah b. Mesud: “Yıl boyunca ibadet eden Kadir gecesine isabet eder” diyor, dedim. Übey b. Kab dedi ki: “Allah İbn Mesuda rahmet eylesin. O, insanların Kadir gecesine güvenmemelerini istemiştir. Yoksa Kadir gecesinin, Ramazanda, Ramazanın da son on günü içerisinde yirmi yedinci gecesinde olduğunu biliyordu” dedi. “- Bunu neye dayanarak söylüyorsun, Ey Ebül-Münzir (Übey b. Kabın lakabı)?” dedim. Übey; “- Ben bunu Rasûlüllah (s.a.s)in bize haber vermiş olduğu alametle söylüyorum ki, o da, “o gün güneş şuasız olarak doğar” dedi. (Müslim, Sıyam, 220)

Abdullah b. Ömer’den (ra) gelen bir rivayette Hz. Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Kadir gecesini aramak isteyen 27. gecede arasın.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VIII, 426)

Evet, Allah’ın rahmeti Ramazan’ın tamamında ve özellikle Kadir Gecesi’nde sicim gibi yağmaktadır. Dünya ve ahiretin plan ve programını içinde barındıran Kur’an hürmetine Allah’ın rahmeti sel gibi coşmaktadır. Bir gecede seksen sene bir ömürde kazanılabilecek neticeleri kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur’an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i bir delildir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder