20 Aralık 2024 Cuma

TARİKATTA DÖRT BASAMAK DÖRT ADIM

 Hâtime 

   Şu acz, fakr, şefkat, tefekkür tarîkındaki dört hatvenin izahatı; hakikatın ilmine, şeriatın hakikatına, Kur'anın hikmetine dair olan yirmialtı aded Sözler'de geçmiştir.

Yalnız şurada bir-iki noktaya kısa bir işaret edeceğiz.

Şöyle ki:

   Evet şu tarîk daha kısadır.

Çünki dört hatvedir.

Acz, elini nefisten çekse, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelal'e verir.

Halbuki en keskin tarîk olan aşk, nefisten elini çeker, fakat maşuk-u mecazîye yapışır.

Onun zevalini bulduktan sonra Mahbub-u Hakikî'ye gider.

Hem şu tarîk daha eslemdir.

Çünki nefsin şatahat ve bâlâ-pervazane davaları bulunmaz.

Çünki acz ve fakr ve kusurdan başka nefsinde bulmuyor ki, haddinden fazla geçsin.

Hem, bu tarîk daha umumî ve cadde-i kübradır.

Çünki kâinatı ehl-i Vahdetü'l-Vücud gibi, huzur-u daimî kazanmak için i'dama mahkûm zannedip, "Lâ mevcude illâ Hû" hükmetmeye veyahut ehl-i vahdetü'ş-şuhud gibi, huzur-u daimî için kâinatı nisyan-ı mutlak hapsinde hapse mahkûm tahayyül edip, "Lâ meşhude illâ Hû" demeye mecbur olmuyor.

Belki i'damdan ve hapisten gayet zahir olarak Kur'an afvettiğinden, o da sarf-ı nazar edip ve mevcudatı kendileri hesabına hizmetten azlederek Fâtır-ı Zülcelal hesabına istihdam edip, esma-i hüsnasının mazhariyet ve âyinedarlık vazifesinde istimal ederek mana-yı harfî nazarıyla onlara bakıp, mutlak gafletten kurtulup huzur-u daimîye girmektir; herşeyde Cenab-ı Hakk'a bir yol bulmaktır.

   Elhasıl: 

   Mevcudatı mevcudat hesabına hizmetten azlederek, mana-yı ismiyle bakmamaktır.

Sözler - 479

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder