26 Nisan 2026 Pazar

HAYAT BU, BİLEMEZSİN Kİ...

~Değerli olmak~

Bir hayli ihtiyarlayan ve hastalanan adam,ölmeden senelerdir birbirine küs olan iki çocuğunun birbirine eskisi gibi sarıldığını görebilmek için kendince bir ders vermek ister...Hemen iki mektup yazar iki ayrı şehirdeki adrese gönderir mektupları..."Kardeşin kaza geçirdi ve ölüm döşeğinde.Çabuk köye gel."Mektup ta yazan bu iki cümledir.Mektupları alan kardeşler beyinlerinden vurulmuşa dönerler adeta.Biran düşünmedende yola koyulurlar.Yol boyunca akıllarından geçen ise hep güzel hatıralardır birbirleriyle ilgili.Birbirlerinin ölüm döşeğinde olduğunu düşündükçe yüreklerinden parçalar kopar adeta.Ertesi günün akşamı önce küçük kardeş girer baba evinin kapisindan.Dakikalar sonra ise ağabeyi gelir...Baba sırayla ikisinide ayrı odalara alır ve cenazeye yetişemediklerini söyler.İkisininde gönüllerine hüzün deryaları boşalır.Bulundukları odalarda hıçkırıklarla ağlarlarken babalarının seslerini işitirler.Kendilerini çağırmaktadır zira.Gözyaşı döktükleri odalardan kalkıp sesin geldiği tarafa yönelirler. Kardeşler bir anda gözgöze gelirler.Şaşkınlıktan ilk anda birşey söylememişler heyecandan ikisinin de nutku tutulmuştur.İlk heyecan gectiğinde ise, babalarının kendilerine yalan söylediğini anlarlar elbet.Salonun ortasında koltuğuna oturmuş babalarına  bakakalırlar sonrasında da...

-"Neden böyle birşey yaptın?Neden yalan söyledin bize?"diye feveran edecekleri sırada babaları sözlerini keser, ikisine de ders niteliğindeki şu sozleri soyler.

-"Ölüm müdür değerli olan,yoksa siz mi?Madem sizseniz  neden öldükten sonra değer veriyorsunuz birbirinize?Birbirinize değer verdiğinizi göstermek icin  illa ki birinizin ölmesi mi lazım evlatlarım?Şimdi birbirinize sarılmanız için hayat size bir şans vermişken bu küslüğü bitirin.Hayat bu...Neyin ne zaman olacağı belli olur mu hiç?Yarin herşey için çok geç olabilir.Birbirinize sarılmak içinde bu böyledir..


Rafet Özcan 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder