Sevgili yavrularım ;
Sözlerime Allah'a hamd ve sena ile başlamak istiyorum.Sizlerin sıkıntısı bizleri üzdüğü gibi mutluluğunuzda bizleri sevindirir.Dünya hayatı acı tatlı, inişli çıkışlı sevinçli kederli günlerle geçip gitmektedir. Her geçen gün ise, geride kalarak bizlerin geleceğe hazırlanıp ibret almamıza fırsat tanımaktadır.Ya ah dedirtmekte, yada oh çekmemize sebep olmaktadır.Ya keşkeler ile yada şükürler ile bizim elimizden çıkmaktadır.
Sevgili yavrularım;
Şunu hiç bir zaman aklınızdan çıkarmayın bu dünya hiç kimse için ebedi kalacak bir menzil değil hiç kimse için de aşık olunacak bir yer ve değer verlip bağlanılacak bir metağ değildir.Hiç kimse ne işini, ne de eşini sadece kendi tercihi sonucu elde etmişte değildir. Kaderin bir payı olduğu gibi, irademiz dışında başkalarının etkisinin de, bazen cüzi bazen külli şekilde, hayatımızda bir payı vardır.Bütün bunlar, bizim dünya hayatında ki mutluluğumuzu veya mutsuzluğumuzu , ya da huzurumuzu huzursuzluğumuzu sağlar. Ama yine de her şeye rağmen mutlu ve huzurlu olmak için bir çok sebepte bizim için hazırdır. Yeter ki bakış açımızı değiştirip düzeltelim.
"Güzel düşünen güzel görür, güzel gören hayatından lezzet alır". Bu güzel sözü kendimize ölçü almasını bilelim.İşimizi sevdiğimiz gibi, eşimizi, çocuklarımızı ana babamızı akraba ve dostlarımızı da sevip saymasını bilelim.Eşinizi çocuklarınızı Allah için, aşk derecesinde sevmelisiniz. Onlardan sorumlu olduğunuzu bilerek hesap günü sorumlu olduklarınızdan, hesaba çekileceğimizi aklınızdan çıkarmayın.Hiç bir şeye gönlünüzü bağlamayın, çünkü gönlünüzü bağladığınız her şey, bu dünyada kalır. Dünya hayatı ise geçicidir,ebedi hayat için hazırlanın. Zira oranın imtihanı çok ciddi ve şiddetlidir.Cehalet ve ahmaklık birer hastalıktır. Cehaleti bir nebze ortadan kaldırabilirsiniz fakat ahmaklığın çaresi yoktur.
Aklınız ile birlikte sabrı kullanın. Cehalet, kin ve nefret, bilhassa inat ve intikam hissi, nefis ve şeytanın en büyük silahlarıdır.
Her şeyden önce, Allah rızasını gözetin. İnsanlar ne derden ziyade, Allah ne der deyin ve düşünün. Allah'a kul olur onun rızasını kazanırsanız, insanların rızasını ve sevgisini de elde edersiniz.
Eşinizi, çocuklarınızı sakın kırmayın. Onlar size Allah'ın birer emanetidir.Başınıza bir iş geldiğinde hepsini kendinizden ya da karşı taraftan saymayın. Bu olayda kaderin bir payı var, onu ayırın, karşı tarafın ve şeytanın da bir payı var, onu da ayırın, kendi nefsinizin de bir payı var, onu da ayırın. Sonra geri kalan dörtte bir kusur için, başkasını ve kendinizi suçlamayın affedin unutun geçsin gitsin.Hiç bir şey için evinzin huzurunu bozmayın. Zira dünya fani ölüm anidir.Affedici olun ki, Allah'ta sizi affetsin.
-Babamın benden istediğini ben de, sizlerden istiyorum; Namazınızı kılın,birbirinizle kavga etmeyin.
Büyüklerinize saygılı olun, küçüklerinizi sevin ve koruyun. Eğer evinizde eşiniz ve çocuklarınızla mutlu olmak istiyor ve helâl rızık kazanıp çocuklarınızı helâl rızıkla beslemek büyütmek istiyorsanız namazsız yaşama son verin.
Öfkelenip kızdığınızda, sakın bağırıp çağırmayın. Le havle deyin sakinleşin öyle konuşun. Çünkü öfke şeytandandır.Aynı şekilde her ikinizde birbirinize saygılı olun, yıkmak kolay yapmak zordur.Bir binayı bir kibritle yakarsın bir dinamitle yıkarsın ama yapmaya kalksan günlerce çalışırsın.Hele hele Allah'ın evi olan insan kalbini hiç bir zaman kırmayın çünkü Allah ben hiç bir yere sığmam mü'min kulumun kalbine sığarım buyuruyor.Onun için hoş görülü gönül adamı olun.İş arkadaşlarınıza ve konuştuğunuz kişilere dikkat edin evlilik sorumluluk ister,bekâra avrat boşamak kolay gelir.Sakın Allah'ın hoşuna gitmeyen ayrılmayı aklınıza bile getirmeyin, kafanızdan silin.Çocuklar olmasa ya da çocuklar biraz büyüyünce senden ayrılırım ya da çocuklar boynumu büküyor sözleri birbirini hem dünyada hemde ahırette eş edineceklerin söyleyebileceği söz olamaz.
Sizlerden isteğim şudur,sakın sizi sevenleri basit şeylerle üzmeyin.
Sevgili oğlum ve gelinim;
Bizler sizleri çok seviyoruz. Bizleri üzecek ağlatacak işler yapmayın.Kim ne derse desin, siz bildiğiniz doğrudan, sevilen insan olmaktan şaşmayın. Allah'a kul olup ona ibadette kusur etmeyin.Eğer iki dünyanın mutuluğunu ve evinizin huzurunu istiyorsanız Allah'ın rızasını kazanın.Büyüklerinizi bilhassa, Ana ve babanızı kırıp üzmeyin. Zira Allah'ın rızası ana babanın rızasına bağlıdır.
-Son sözüm aklınızı başınıza alın,
sizleri dünyada ve ahırette mutlu, huzurlu kişiler olarak, görmek isteriz.Sizi çok seven anne babanız. Her ikinizinde gözlerinden öpüyoruz.Torunlarımızı sevgi ile büyüteceğinize inancımız tamdır. Bizleri torun sevgisinden mahrum etmeyin. Şunu unutmayın annenin babanın yeri ayrı, eşin, çocukların yeri ayrı. Akraba,arkadaş dostlarınızla ilişkilerinize dikkat edin .Bunları bir birine karıştırmayın.Karşılaştığınız problemleri, olayları hislerle değil akılla halledin.Evinizin eşinizin çocuklarınızın yanında olun ve eşinizi, işinizi hmal etmeyin.Her hangi bir meselenin hallinde, yada bir olay sonunda
karar verirken,, vicdanı elden bırakmadan adil olmaya çalışın.Herkes hata yapabilir hataları tekrarlamayın kusur aramayın. Affedici olun ki, Allah'ta sizi affetsin. Şimdilik söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Hoşça kalın. Evinizde, işinizde huzurlu ve mutlu olun.
Not:Bu yazdıklarımı evinizde sizlerle bir sohbet havası içinde konuşmak isterdim.Fakat şu anda bu mümkün olmadığı için bu uzun yazıyı bir nasihat şeklinde yazmak durumunda kaldım.İnşallah ileride oturur bir sohbet havasında konuşuruz.Bu yazı sadece bir NASİHAT değil, aynı zamanda sizin için bir-REHBER, BİR YOL HARİTASIDIR-.Selam ve sevgilerimle...🙋♂️
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder