Müslüman adalet ve şefkat merhamet timsalidir.
Ordusu giderken yoluna yavrulu bir köpek çıkınca onları rahatsız etmemek için ordunun yolunu değiştiren ve bir cenaze anında ayağa kalkıp ona saygı gösteren yanındakilerin bu bir Yahudi cenazesidir dediklerinde olsun o bir insandı diyerek insan onurunun herşeyden üstün olduğunu belirten bir Peygamberin ümmetiyiz.
Yine bir kafiri yere yatırdığında kesecek fakat o anda yüzüne tüküren kafiri kesmekten vaz geçen niçin kesmedin deyince seni Allah için öldürecektim fakat sen yüzüme tükürdün nefsim işe karıştı kesersem katil olurum diyen Hz Ali'nin bu tavrına hayran kalan kafir müslüman olur.İşte bizim şefkat merhamet ve adalet anlayışımız budur.
Sayın Cumhurbaşkanımız dünya beşten büyüktür diyor doğrudur.15 daimi temcisi bulunan ve beş ülkenin veto hakkı olan BM malesef dünyanın huzurunu güvenliğni sağlamak yerine kendi menfaatlerini ön plana çıkararak huzursuzluğa neden olmaktadırlar.Yapılacak iş alternetifler üreterek dünya milletlerinin adalet ve hukukta üstünlük sağlayacak adımlar atmasıdır.Şunu da unutmamak gerekir ki, Her dünya devletinin de başındakı dikdatör birden büyüktür.Baştakiler gider devletler baki kalır.Yeterki hukukumuzu korumasını bilelim.
İTARİHTEN BRETLİK ALALIM
Tarık bin Ziyad komutasındaki askerler Cebeli Tarık boğazını geçtikten sonra Komutan gemileri yakıyor ve askerlerin geri dönmelerini imkansız hale getiriyor. O eşsiz komutan askerlerine dönüp şöyle sesleniyor. İşte karşınızda düşman ve arkanızda deniz ya çarpışır bu toprakları ele geçirir buraya yerleşir İslâmın Endülüs'te yayılmasını sağlarsınız, ya da geri döner denizde boğulur gidersinz diyerek ordusuna hedefi gösteriyor.Bu hitaptan sonra ordu düşmanla çarpışarak Endülüs fetediliyor.Böylece Endülüs Emevi devleti kuruluyor.Gırnata şehri devletin başkenti oluyor. Uzun müddet( 250 yıl) orada kalan müslümanlar malesef zayıf idareciler ve iç karışıklılar sonucu acı bir gerçekle karşılaşıp yıllar sonra İspanyadan atılıyorlar.En acı olanı da son hükümdar Abdurrahmanın yüksek bir yere çıkarak yakılan, yıkılan yok edilen şehri, seyrederek ağlaması oluyor.Bu durumu gören hükümdarın annesinin tarihe geçen şu sözleri ibret doludur.Ağla hain ağla, ağla zalim ağla erkekler gibi çarpışıp mücadele edemeyenler böyle karılar gibi ağlar diyerek onun şahsında herkese büyük bir ders veriyor.
İşte ibret dolu bir mücadele ve sonunda tefrikaya dirayetsizliğe kurban giden bir devrin sonu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder