“Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır; çünkü gönülleri hassastır, sevgiyi derinden hissederler. Onlara söylenen bir söz, verilen küçük bir değer veya yapılan ufak bir incelik bile kalplerinde büyük bir mutluluk olur. Kırılmamaları için değil; kırıldıklarında onarılması zor olduğu için daha çok özen göstermeliyiz.”
Anne, Baba ve Yaşlıların İnce Gönlü
Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır…
Çünkü yılların yorgunluğu, gönüllerinde ince bir hassasiyet bırakır.
Bir bakış, bir söz, bir ihmal bile onların yüreğinde derin bir iz bırakabilir.
Oysa gönüllerine dokunmak zor değildir; küçük bir ilgi, kısa bir ziyaret, hal hatır sormak bile onlar için dünyalara bedeldir.
Unutmayalım; onların kalpleri, yıllarca bizim için çarpan en temiz kalplerdir.
Onları kırmamak, incitmemek; sadece bir evlatlık görevi değil, aynı zamanda gönül borcudur.
Onların Gönlünü Kazanıp Duasını Almak
Anne, baba ve yaşlılar çabuk kırılır…
Çünkü gönülleri incelikle örülüdür.
Bir tebessüm, bir hâl hatır soruş, bir küçük iyilik onların kalbinde büyük bir yankı bulur.
Onların gönlünü kazanmak; aslında kendimize iyilik etmektir.
Zira bir anne-babanın, bir yaşlının gönlünden yükselen dua;
evlâtların yolunu aydınlatan görünmez bir kandildir.
Bugün bir kapılarını çalmak, bir telefon etmek, “Nasılsın?” diye sormak bile
gönüllerini kazanmak için yeterlidir.
Unutmayalım: Gönlü alınan her dua, hayatımıza bereket olarak döner.
DÖRT ATANIN HAKKI BİR Mİ?
Hayır, dördü aynı değildir; fakat gönül hassasiyetleri ve saygı ihtiyaçları açısından birbirlerine çok benzerler.
Bunu şöyle açıklayabiliriz:
1. Anne ve Baba
Bizim dünyamıza emek veren, hayatımıza yön veren kişilerdir.
Sevgileri karşılıksızdır, incindiklerinde gönülleri hemen kırılır.
Evlatlarından ilgi, hürmet ve gönül alıcı bir davranış beklerler.
2. Kayınvalide ve Kayınpeder
Onlar da birer “anne-baba”dır ama aileye sonradan katıldığımız için ilişkide hassasiyet daha fazladır.
Saygı ve nezakete anne-babadan daha çok önem verirler.
Küçük bir ilgi bile çok mutlu eder; çünkü kendilerini ailede değerli görmek isterler.
Peki ortak yönleri nedir?
Hepsinin gönlü çabuk kırılır.
Hepsi saygı ve ilgiyle mutlu olur.
Hepsinin duası kıymetlidir ve insanın yolunu açar.
Farkları ise şudur:
Anne ve baba doğrudan can bağımızdır.
Kayınvalide ve kayınpeder ise evlilik bağıyla gönlümüze dâhildir.
Ama saygı, ilgi ve gönül alma bakımından hepsi aynı derecede incelik ister.
Hak–hukuk açısından bakıldığında anne–baba ile kayınvalide–kayınpeder arasında bazı önemli farklar ve ortak noktalar vardır. Konuyu İslâmî ölçüler ve örfî ilişkiler çerçevesinde özetliyorum:
1. Anne–Baba: Hak ve Hukuk Bakımından
Anne ve babanın üzerimizdeki hakkı doğuştan ve asli bir haktır.
Bu hak:
• Farz derecesindedir.
Onlara iyilik etmek (ihsan), saygı göstermek, gönüllerini incitmemek, bakım ve ihtiyaçlarında yardımcı olmak dinen bir yükümlülüktür.
• Evlat, anne-babayı incitemez.
Kalplerini kırmak günahtır; gönül almak ise ibadettir.
• Dua ve rızaları çok kıymetlidir.
Anne-babanın hayır duası evlâdın hayatında bereket sebebidir.
2. Kayınvalide – Kayınpeder: Hak ve Hukuk Bakımından
Kayınvalide ve kayınpederin hakkı, evlilik ile oluşan akrabalık bağı üzerinden gelir.
• Saygı göstermek vaciptir (dinî sorumluluk).
Onlara kaba davranmak, küçük görmek veya incitmek uygun değildir.
• Eşin anne-babasına iyi davranmak, eşinin hukukuna saygıdır.
Yani onlara gösterilen hürmet, aslında eşe gösterilen hürmettir.
• Geçim, maddî yardım gibi konularda evlat sorumluluğu kadar zorunlu değildir.
Ama yapılırsa büyük bir sevap ve insanlık görevidir.
3. Temel Fark Nedir?
✔ Anne–baba:
Doğrudan evlâdın asli görevi vardır.
Hakları daha üst derecededir.
Hizmet etmek, gönüllerini almak evlatlık borcudur.
✔ Kayınvalide–kayınpeder:
Saygı, nezaket ve iyi muamele dinen gereklidir.
Fakat evlat gibi zorunlu bir maddî/fiilî yükümlülük yoktur.
Asıl sorumluluk kendi öz evlatlarınındır.
4. Ortak Nokta:
Hepsinin gönlü hassastır.
Hepsine saygı, güzel söz, ilgi ve iyi muamele insanın hem dünya hem de ahiret yolculuğunda kazançtır.
Hepsininde Gönlünü Kazanıp Duasını Almak Gerekir
Anne, Baba ve Kayın Valide-Pederin Hakkı
Anne ve baba; doğuştan üzerimize düşen hakkı olan, gönülleri hassas, sevgileri karşılıksız kutsal varlıklardır.
Onlara iyilik etmek, gönüllerini kırmamak, dua ve rızalarını almak evlât olmanın asli görevidir. Her tebessüm, her küçük ilgi onların gönlünde büyük bir mutluluk bırakır.
Kayınvalide ve kayınpeder ise evlilik bağımızla hayatımıza katılır.
Onlara saygı göstermek, nezaketle yaklaşmak, gönüllerini almak hem eşimize hem de ailemize duyduğumuz saygının bir göstergesidir. Onların gönlünü kırmamak, incitmemek insanlık ve dinî bir sorumluluktur.
Her ne fark olursa olsun; anne, baba, kayınvalide ve kayınpederin gönlü incelikle örülüdür.
Onlara güzel davranmak, gönüllerini kazanmak ve duasını almak; sadece iyi bir evlât veya evlilik bireyi olmanın değil, aynı zamanda gönüllerimizi bereketle doldurmanın yoludur.
Unutmayalım: Gönlü alınan her dua, hayatımıza ışık ve huzur olarak döner.
Büyüklerimize Saygısızlık
(Bahusus Anne Baba Ve Kaynana Kayınbabaya)
Doğru değildir.
Anne babaya iteat etmek Allah'ın bize yüklediği bir emir bir sorumluktur.Peygamberimizinde bu husustaki uyarısı;"Kimin yanında anne babası bulunduğu halde onların rızasını kazanamamışa burnu yerlerde sürtülsün" buyurarak, anne ve babanın rızasını kazanmanın, Allah'ın rızasını kazanmak olduğunu bildimiştir.Yine evine anne babası gelmiyor, yada şu veya bu sebeple, onlar dışlanıyorsa; maaşı ne olursa olsun,yetiştiremeyecek bereket ve huzur bulamayacaktır.Bunu büyüklerimiz bildirmiştir.Bu hususta dört atanında aynı önemde oluğu vurgulanmıştır.Belaların define sebep evimizin berek direği ve kaynağı olan anne baba ve büyüklerimizin gönlünü alıp onları kırıp incitmeyelim yanlış davranışlardan kaçınalım.Allah yâr ve yardımcımız olsun.Anne babalarımızı, torun sevgisinden mahrum etmeyelim.Unutmayalım ki, gün gelecek bizlerde aynı konumda olacağız.Ne ekersek onu biçeriz.